Tarih

Amerika’yı vergiye bağlayan Aslanlı Paşa: Cezayirli Gazi Hasan Paşa

1713'te Rodosto’da (günümüzde Tekirdağ) doğmuştur. Bazı kaynaklarda aslen Balkanlı Pomak olduğu bildirilmektedir. Gençliğinde Cezayir ocaklarına yazılıp, orada yükselerek Tlemsen Beyliği'ne getirilmesi dolayısıyla "Cezayirli" lakabını almıştır. Lakabı “palabıyık”tır. Evcilleştirdiği bir aslan ile birlikte dolaşması ile meşhur olmuştur.

Nazi propagandası bilimi nasıl kullandı?

Konvoylar geldiğinde, askerler vagonların önündeki sıraların arasında keşfe çıkıp, ikiz ve cüce arayışına geçerlerdi. Anneler ikiz çocuklarına özel ilgi gösterileceğini zannedip, onları seve seve askerlere teslim ederlerdi. Bilim adına hizmet vereceklerini ve daha iyi muamele göreceklerini sanan erişkin ikizler, gönüllü olarak öne çıkarlardı. Cüceler için de aynı durum söz konusuydu.

“Sumer’de ataerki köleci topluma geçişle başladı”

Muazzez İlmiye Çığ’ı, Bilim ve Ütopya okurları yakından tanıyor. 1914 doğumlu bir Cumhuriyet aydını, “Son Sumer Kraliçesi”… Çığ, günümüze ulaşan Sumer tabletlerinin çözülmesinde önemli roller üstlenmiş. Ve bu tabletleri inceleyerek yaptığı pek çok araştırma içerinde, Sumer din ve inanışları ile Semavî dinler arasındaki koşutlukların saptanması da yer alıyor.

Kapak dosyamız kapsamında, Muazzez İlmiye Çığ ile Sumer dininde kadının yeri ve bu bağlamda, Sumer inanışlarının sonraki dinlere etkisi üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik. Okurlarımızın yararlanacağını düşünüyoruz.

31 Mart olayı

Osmanlı halkı dinamikti. Ataları da öyleydi. Türklerin ilk yurdu Çin Seddinin kuzeyi idi. Toprak tarıma elverişli olmadığı için göçebe hayvancılıkla geçiniyorlardı. Çin Seddi Türklerle Moğolların güneydeki bereketli topraklara inmesini önleyen yaman bir yapıydı. Atalarımız hallerinden hoşnut olmadıkları için batıya göç etmeye başladılar. Bu, devrimci diyebileceğimiz bir dinamizm belirtisiydi. İlginçtir; günümüzde Türklerin ilk yurdunda pek Türk kalmamıştır. Benzer koşullarda yaşayan Moğollar ise hep yerlerinde kaldılar.

Peygamber'in karıları ve cariyeleri

Muhammed'in birden fazla kadınla evlenmesi, Medine dönemine ve yaşlılık günlerine rastlar. Hatice'den sonra, Hicret'e kadar yalnız Zem'a kızı Sevde ile evli kalmıştır. Hatice ile evlendiği sırada kendisi 25 yaşında, o ise 40 yaşında, iki kocadan dul kalmış bir kadındı. On beş yıl birlikte yaşadılar. Hatice, Hicret’ten üç yıl önce 65 yaşında öldü. Peygamber'in hayatını evlilikler açısından birkaç dönemde görmek gerekir:  

25 yaşına kadar bekâr; 25-50 yaş arasında tek evlilik hayatı; 50-60 yaş arasında çok evlilik hayatı; 60 yaşından sonra ise hiç evlenmedi.