Antropoloji

Taş devrinde Tanrı anlayışı, ölüm algısı ve ritüelleri

Dini inanışlar ne zaman hayat buldu? Taş Devri insanlarının Tanrıları var mıydı? İbadet ediyorlar mıydı? Soyut düşünce kavramı ve mistik duyguların simgelerle (çizgi, resim vb.) ifade edildiği bir dünyada varlığı ancak gündeme getirilen bu davranış örüntülerinin ilk çıkış yeri ve zamanı neresiydi? İlk insanlar ölümü nasıl algılıyorlardı?

Homo floresiensis (95/74 bin – 12 bin)

Endonezya’nın Flores Adası’nda Endonezyalı ve Avustralyalı bilim insanlarından oluşan bir ekip tarafından sürdürülen arkeolojik kazılar, 2004 yılından önce varlığı bilinmeyen yeni bir hominid (insansı) türünün çok yakın geçmişte Asya’da yaşadığını ortaya çıkardı. Flores, Doğu Endonezya’da, Asya ve Avustralya kıtaları arasında yer alan bir adadır.

Sanat nörolojik bir değişimden mi doğdu?

“Out of Africa” teorisine göre, modern insanın atası Homo sapiens yaklaşık 50 bin yıl önce, henüz yayılmadan, Avrupa ve Yakındoğu’da yaşıyordu. Bu tarih, aynı zamanda “tamamen modern bir davranışın” ve ilk sanatsal faaliyetlerin de ortaya çıkışına denk geliyor. Bu kültürel değişimi yalnızca, Homo sapiens'in beyninin lehine gerçekleşen genetik bir değişim açıklayabilir.

İnsanlık tarihinde bir sıçrama: Neolitik teknoloji

Hangi tarihsel gelişim düzeyinde bulunursa bulunsun, insanın besin, giysi, barınak vb. maddi nesnelere ihtiyacı vardır. İnsanın yaşaması için bu ihtiyaçlar karşılanmalıdır. Bu ihtiyaç nesneleri doğada hazır bulunmaz. İnsan, maddi nesneleri emek sarf ederek doğadan elde eder. İnsanın, doğanın zenginliğinden ve gücünden, emek sarf ederek, ihtiyaç maddelerini elde etmesi işlemine üretim diyoruz.

İnsanlık tarihinde bir sıçrama: Neolitik çağı hazırlayan koşullar

Belirli bir çağın teknolojisini incelemeyi, sadece, o çağa ait alet, yapı temeli vs. gibi teknolojik ürünleri tek tek incelemek şeklinde anlamamak gerekir. Aksine, bir çağın teknolojisi o çağdaki toplum düzeninden soyutlanmadan incelenmelidir. Diğer bir deyimle, teknolojinin toplumun diğer üniteleri ile ilişkisi, diyalektik bir anlayışla analiz edilmelidir.

Diyalektik mantığın simgesi Venüs Yıldızı, tutulacak yolu gösterdi

İlksel uygarlaştırıcı kadınlar onunla özdeşleşti. Tanrıçalar yozlaştırılmadan, içleri boşaltılmadan önce, doğadaki diyalektiği Venüs Yıldızı temsil eder. Sabah (genelde saat beşte) doğduğunda 'Sabah Yıldızı’ adını alır ve savaşla; akşam doğduğunda ise ‘Akşam Yıldızı' adını alır ve aşkla ilişkilendirilir.

En sosyal hayvan

Homo Sapiens türünden “sosyal hayvan” şeklinde bahsetmek oldukça yaygındır. Fakat pek çok hayvan türü farklı şekillerde sosyal olduğundan, bu unvanın tam olarak ne kastettiği tartışmaya açıktır denilebilir.

En sosyal hayvan

Homo Sapiens türünden “sosyal hayvan” şeklinde bahsetmek oldukça yaygındır. Fakat pek çok hayvan türü farklı şekillerde sosyal olduğundan, bu unvanın tam olarak ne kastettiği tartışmaya açıktır denilebilir.

Primatlarda yer değiştirme hareketleri

Günümüz insanı, nesli tükenen insan ve ön insanlar, kuyruklu ve kuyruksuz bütün maymun türleri, taksonomide “primatlar” adı verilen bir takımda yer alırlar. Yani insan da bonobo da halka burunlu maki de birer primattır. Bugün insan haricindeki hiçbir primat bipedal (iki ayaklı) değil. Ama nesli tükenenler arasında hem insanlar hem de ön insanlar iki ayakları üzerinde hareket ediyordu. Dinozorlar ve kuşlar ise primat olmayan meşhur bipedallerdendir.