Toplumsal Mücadele

Marx’ın “Cesur Türkler”i

“Rusya … uzun zamandır bir kabarmanın eşiğinde bulunuyor; bütün unsurlar hazır. Cesur Türkler, sadece Rus ordusuna ve Rus maliyesine değil aynı zamanda doğrudan doğruya orduya kumana eden hanedanlığa uzun yıllardır vurdukları darbelerle bu patlamayı hızlandırdılar… Bu kabarma secundum artem [‘oyunun kurallarına uygun olarak’] bazı anayasal ahmaklıklara rağmen başlayacaktır, et puis il y aura un beau tapage [‘ve sonra hoş olmayan bir durum çıkacak ortaya’].

İnsanın özgürleşmesi tasarısı olarak Marx’ta kır-kent ayrımının ortadan kaldırılması

Kır-kent ayrımı Marx’ta kapitalizmi niteleyen çelişkilerden biridir. Kapitalizmde çelişkiye dönüşen kır-kent işbölümü/ayrımı, kapitalist üretim tarzının var oluş koşuludur. Sermaye kırın sömürüsünün sonucu olarak (imalatın yanı sıra ticaret yoluyla) kentlerde birikir, toplanır  (Marx, 1968, 232). Marx, kapitalizmi niteleyen bir ayrım/çelişki olarak ortaya koyar kır-kent ilişkisini.

Marksizm toplumbilim ve felsefenin devrimci bir bireşimidir

19. yüzyıl, işçi sınıfının Avrupa’da çok güçlü bir biçimde mücadele sahnesine çıktığı bir dönem oldu. Dalga dalga Avrupa’yı sarsan bu mücadeleler, toplumbilim ve felsefe alanında güçlü bir atılımı tetikledi. Marx’ın Engels ile birlikte oluşturduğu bilimsel sosyalizm böyle bir ortamda doğdu. Ancak Marksizm, kuşkusuz 19. yüzyıla özgü bir “öğreti” değildir. Marksizm, toplumbilim ve felsefenin devrimci bir bireşimini oluşturan bilimsel sosyalizmdir. Onun için Marksizm, Marx’ın doğumunun 200.

Marx'ın vatanı

Marx, işçi devriminin 19. yüzyıl koşullarında gelişmiş kapitalist ülkelerde olacağını saptamıştı. Üretim ilişkilerinin toplumsal karakteri ile mülkiyetin özel karakteri çelişiyordu. Üretim büyük işletmelerde toplu olarak yapılıyor, fakat artı değer, yani kâr özel sermaye sahibinin oluyordu. İşçi ücretlerinin ve diğer emekçi gelirlerinin belirlediği talebin kısıtlı olması, üretilen malların bir kısmının elde kalmasına, yani bir üretim fazlasına yol açıyordu. Sistemin krizini derinleştiren olgu buydu. Bu çelişmeyi özel mülkiyet, rekabet ve kâr sistemi içinde çözme olanağı yoktu.

Engels, Marx'ın mezarının başında: "Adı yüzyıllar boyunca yaşayacak, yapıtı da!"

14 Mart günü, öğleden sonra üçe çeyrek kala, yaşayan düşünürlerin en büyüğü artık düşünmez oldu. Ancak iki dakika yalnız bıraktıktan sonra, odaya girince, onu koltuğunda rahat rahat, ama sonsuzluğa dek, uyumuş bulduk.

Avrupa ve Amerika militan proletaryasının bu adamda yitirmiş bulunduğu şey, tarihsel bilimin bu adamda yitirmiş bulunduğu şey, ölçülemez. Bu devin ölümü ile bırakılan boşluk, kendini duyumsatmakta gecikmeyecek.

Komünist Manifesto 170 yaşında

Ve yine bugün en önemli Manifesto dersi şudur: Bağım­sızlık olmadan ne demokrasi olur ne sosyalizm! Bir milletin bağımsız olması, ileri adım atmasının ön şartıdır. Çünkü adımı atacak olan milletin kendisidir. Her canlı önün­deki adımı atar; önüne konan “adımı” değil. Manifesto’ya göre, bağımsızlık, burjuvazi için “en hafif deyi­miyle önemsizdir.” Ama işçi sınıfı için, sömürü ve baskıdan kurtulmanın ön şartıdır.

Nasıl cinsiyetsizleştirildi?

Kırlarda koşup oynayan, ağaçlara tırmanan, çatılarda gezerek özgürlüğün tadına ermeye çalışan, bundan da sonsuz haz duyan bir çocuktu. Ancak, kadınlığa ilk adımlarını atmasıyla özgürlüğü de yitip gitmişti. Sigmund Freud’un kadınlar için “anatomi kader”dir, sözünü doğrularcasına cinsel organı yüzünden içinde doğduğu toplumun bir parçası olarak ona nasıl davranılması gerektiği öğretilmeye başlandı. İffetini koruma görevini annesi üstlenmiş ise de,(1) erkek kardeşleri, akrabaları hatta komşuları da bu konuda annesine yardımcı olmuşlar ve elbirliğiyle cinselliğini denetlemeye kalkışmışlardı.