Dergiden

Ve insan ayağa kalktı…

Sizi en az 7 milyon yıllık geçmişi olan tarihsel bir sürece götürüyoruz. İnsanın iki ayağı üzerinde dik yürümesini ifade eden bipedalizm, beynin gelişmesinden avlanmaya kadar evrimimizde dönüm noktası olan gelişmelerin kapısını açan bir anahtar niteliğinde. Devrimsel gelişme olması bir çırpıda gerçekleşen bir duruma değil aşama aşama oluşan sürece işaret ediyor.
Konu hem anatomimiz hem de sosyal organizasyonumuz açısından tayin edici bir önem taşıyor. Bu bakımdan evrimin ana yönlerini bütün olarak yansıtan bir rol oynuyor.

Doğalcılık ve bilim

İnsan, tarihsel olarak evrenin ve doğanın nesnesi olmaktan öznesi olmaya doğru mu gidiyor?

Bu gidişat zikzaklı da olsa bir ilerleyeme mi yoksa esas olarak gerilemeye mi işaret ediyor?

Özne olan insan, baskınlığı ve gücü ele geçirince kendi türü da dâhil olmak üzere doğaya ve onun ürünlerine onarılması zor bir zarar mı veriyor?

Eğer öyleyse, bu zararın tarihsel faturasını tarım devriminden başlamak üzere sınıfların ortaya çıkışına ve uygarlığa mı kesmek gerekiyor?

Yüz yıl sonra Ekim Devrimi

1917’nin 7 Kasım günü bilimsel sosyalizm bütün ağırlığıyla tarihin sahnesine çıktı. İşçilerin, köylülerin ve askerlerin öncü partisi olan Rusya Sosyal Demokrat İşçi Partisi(Bolşevik) iktidarı burjuvazinin elinden söküp aldı.
Lenin’in başkanlığındaki Bolşevik Partisi emekçiye barış, ekmek ve toprak vâdediyordu. Ekim Devriminin tarihini sayfalarımızda okuyacaksınız zaten. Bu kısa yazıda yüz yılın ardından bazı önemli sonuçlara dikkat çekmek istiyoruz.

İnsan olma arayışımız

Türümüzün kendisini gerçekleştirmesi ve gizilgüçlerini açığa çıkarması sadece birtakım erdemlerle olmaz. Ya da çeşitli ahlak kurallarını eksiksiz bir şekilde yerine getirerek de bu hedef başarılamaz. Veyahut edebi metinlerle, özlü sözlerle, romantik bir yönelimle de söz konusu özlem hayata geçemez.
Çünkü saydığımız bu başlıkların tümü maddi bir temel üzerinde yükselir. O maddi temel belirli bir tarihsel dönem boyunca geçerli olan üretim tarzı ve o üretim tarzının üzerine kurulu olan üretim ilişkileridir.