Hindistan’da ilk üniversiteler

Yazan
Dr. Cüneyt Akalın
Yazının Okunma Süresi
4 dk.

Üniversitenin kuruluşu çağdaş uygarlığın bir ölçütü olarak kabul edilir genellikle. Batılılar ısrarla 1988’de 900. yılını kutlayan Bologna Üniversite’sinin kuruluş tarihi olan 1088’i dönüm noktası olarak kabul ediyorlar. Bir ikinci Batı ölçütü 1150’de Fransa’da kurulan Paris Üniversitesi’dir. Ardından 1167’de İngiltere’deki Oxford Üniversitesi gelir.

Kimi İslamcı çevrelere göre dünyanın ilk üniversitesi, Abbasiler döneminde Bağdat’ta kurulan Nizamiye medreseleridir. Kimi İslamcı çevrelere göre ise (Örnek Yasin Aktay, Yeni Şafak, 9.08.2023) ilk üniversiteleri Müslümanlar kurdu. (Tunus: Zeytunya Üniversitesi (737), Fas: Al Karaviyyin Üniversitesi (859), Mısır: El Ezher Üniversitesi (972)) Asyalı kaynaklar ise bu konuda Hindistan’ı işaret ediyor. Bu yazıda onlara kulak verelim. 

* * *

Çinli gezgin Hiuen Tsang, M.S. 629’da Hindistan’a gelir. Çinli gezginin o döneme ilişkin Çin’de ve Hindistan’da yaptığı gözlemler tarihsel önemdedir. Hiuen Tsang’ın Hindistan’a gelişi sırasında Hunlar ülkede etkinliğini yitirmiş, ortama Budist hükümdar Harşa hâkim olmuştu.

Çin’e dönüşünde yazdığı kitap Hindistan hakkında ve Hindistan’a giderken geçtiği Orta Asya ülkeleri hakkında geniş bilgiler veren Hiuen, kat ettiği Gobi Çölü boyunca ziyaret ettiği Taşkent, Semerkant, Belh, Hotan, Yarkent gibi kentler hakkında da izlenimlerini yazar. Hindistan’da uzun yıllar geçirir. Hiuen Tsang, Orta Asya’da geçtiği yerlerde yüksek kültür izlerine rastladığını belirtir. Hiuen, Turfan’dan o sıralarda zengin ve parlak kültürü ile sivrilen bir başka Orta Asya kentine Kuşa’a geçer.

Hiuen, Hint halkını ve yönetimini över: “Doğru ve namuslu insanlardır, para konusunda hilesiz hurdasızdırlar.” Şunları da ekler: “Hükümet idaresi yumuşak ilkelere dayanıyor, halk angaryaya tabi değil. Halka uygulanan vergiler hafif, talep edilen hizmetler makul kalıyor.”

Hiuen Tsang, Hint halkının öğrenme aşkından çok etkilendiğini sık sık belirtir. Hiuen’ın tanıklığı Budizm’in giderek etkisini yitirdiği, Hinduizm’in Budizm’i Hint topraklarında yutmaya yüz tuttuğu yıllara rastlar.

İşte, Hiuen Tsang’ın tanıklığında Hindistan’daki üniversiteler: (Nehru, Dünya Tarihi)

“Pataliputra’dan (Ganj boyları) uzakta olmayan büyük Nalanda Üniversitesi’nde uzun yıllarım geçti. Büyük Nalanda Üniversitesi’nde ve Manastır ve üniversitenin bileşiminden oluşan Nalanda’da 10.000 öğrencinin ve rahibin yaşadığı söyleniyordu. Burası Budist eğitimin büyük merkeziydi. Brahman eğitimin kalesi Benares’in rakibiydi…”

“Halkın eğitimi örgütlüdür. Eğitim küçük yaşlarda başlar. Kız ve erkek çocuklar ilk sınıfı geçtikten sonra 5 sınıflı Şastralarda eğitime başlıyorlar. Şastra, günümüzde salt din okulu olarak anlaşılıyor ama o günlerde her türlü bilgi kaynağı anlamına geliyordu. Beş Şastra şunlardı: 1) Gramer, 2) Sanat ve Zanaat bilimi, 3) Tıp, 4) Mantık, 5) Felsefe. Bu konuların öğrenimi üniversitelerde devam ediyor, çoğunlukla 30 yaşında ancak tamamlanıyordu. O yaşa kadar eğitimi sürdürenlerin sayısı fazla olmamalı.”

“İlk öğretim oldukça yaygın. Rahipler ve din adamları öğretmenlik yaptıkları için sıkıntı çekilmiyordu.”

“Hindistan’ın çarpıcı bir özelliği yöneticilerin ve askerlerin eğitimli, kültürlü insanlara gösterdiği saygıydı. Hindistan’da ve Çin’de kaba kuvvete ve zenginlere değil, öğrenmeye ve kültüre saygın bir yer kazandırmak için çaba gösterilir.”

Aslında başka tarihçiler de Çinli gezginin anlattıklarını doğruluyor. Örneğin Cyril Aydon’un (İnsanlık Tarihi, Say Yayınları) o yılların Hindistan’ı hakkındaki gözlemleri aynı doğrultudadır:

“O yıllarda yalnızca sanatsal başarılar ortaya çıkmıyordu; bilim tarihinde de bir dönüm noktasıydı. O yıllar Aşoka’nın (Budist ünlü Hintli hükümdar) hükümdarlığını taçlandıran üniversitelerin canlanışına tanıklık etti. Bu üniversitelerden gelecekte İslam bilimi kültürüne ve İslam üzerinden Avrupa’nın bilim devrimine ilham verecek olan bir dizi yazın ortaya çıktı. Bu dönemin maharetli matematikçilerinin ortaya koyduğu seçkin bilimsel keşifler arasında bizim Arap rakamları dediğimiz bir simge sistemi de vardı. Hintli matematikçi Aryabhata, 499’da basamak değerini ve ondalık sistemi kullanan ilk kitabı yayımladı.”

İlk üniversiteler hakkında Asya’dan gelen bilgiler bunlar. Çin’deki “Mandarin” eğitimini ayrıca incelemek yararlı olacak.

Tarih