Bize Ulaşın

     

Evrimin reddedilmesinin sebebi acaba evrimin kendisi mi?

 

 

 

 

Evrim, tamamen gerçek örnekleriyle ve sadece gözlemlerden yola çıkılarak ortaya konulabilmesi mümkün olan muhteşem kanıtlarıyla tam karşımızda dururken insan bunu neden reddeder. Hiç sormaz mı? Dünyanın en ileri üniversiteleri ya da ülkemizdeki en önemli üniversitelerin biyoloji ve evrim ile ilgili bölümleri bu konuda ne düşünüyor. Hiç görmez mi gerçek kanıtları, doğru olan yayılmaz mı kulaktan kulağa, zihinden zihine. İtibar edilmez mi konuyu araştıran akademisyenlerin ve konunun uzmanlarının fikirlerine. Öyle olmuyor pratikte. 

Bilimin ortaya koyduğu temel ilkeler ve rasyonel bilgi, doğal olarak genel toplum kitlelerinde tam anlamıyla yaygın bir ilgi alanı oluşturmaz. Toplum, bilimden daha çok bilimin ortaya koyduğu son ürünlere ilgi duyar. Teknoloji ve teknolojik ürünler daha çok ilgi çeker. Genel toplum kitlelerinin yaklaşımı bu şekildedir. İnsan beyni yüz milyonlarca yıllık bir evrim sürecinin birçok yönüyle en gelişmiş olduğu söylenebilecek son ürünüdür. Ancak bu üst organizma, en ilkel etkileşimlerden de vazgeçmemiştir. Beyin sapı ve orta beyin hala en ilkel tepkiler ve davranışlarla varlığını korumaktadır.  Böyle olmasaydı, zararlı olmadığını bildiğimiz halde kaçınamadığımız korkularımızı, yıkıcı fanatik davranışları, öfkesine yenik düşerek ömür boyu alabileceği büyük cezaları bildiği halde cinayet işleyenleri, hatta üzerinde öldürür yazdığı halde sigara içilmesini nasıl izah edebilirdik.

İnsan beyni, evrimsel geçmişi dikkate alındığında, bilimi öncelikli kılan bir zihin modeli değildir. Eğitilmemiş genel toplum kitlelerinde, bilim her zaman grup bağlılığının temel ögeleri yüzünden ütopya karşısında kaybetme riski taşır. Hele yeterli temel bilim eğitimi almamış olan yani bilim toplumu olmayan topluluklarda bilimin getirdiği yalın gerçeklik, çok da umursanan bir şey değildir. Hatta bilim toplumları dahi bu yaklaşımdan tamamen muaf değildir. İnsanın genel doğası bilimle tam paralellik göstermez.

Hal böyle olunca da, bir bilimsel gerçek olan evrim, akılcı yollarla gerçekleşmesi imkansız olan tasarımlar karşısında kaybeder. Bu konu, bilgisi olmadan fikri olanların ilk itibar ettiği şekilde daha kestirme yoldan çözülmüştür. Her şey bir anda var olmuştur, o kadar. Bu görüş yaygınca benimsenir ve koskocaman bir teori dışlanır ve tartışılmadan çöpe atılır. Bunun üzerine bu ön yargıyı kırabilmek için ortaya konulan en akılcı savlar ve en değerli bilim insanlarının çabaları hiçe sayılır. Karar verilmiştir bir kere. Evrim diye bir şey yoktur. Bilim kaybetmiştir. Evrim karşıtlarının nasıl bir birikimleri olduğunu bile analiz etme ihtiyacı duymaksızın onların tüm argümanları olduğu gibi kabul edilir. 

Prof. Dr. Tamer Kaya
Türk Radyoloji Derneği Başkanı

Bu yazının tamamını Bilim ve Ütopya'nın ağustos 2017 sayısında okuyabilirsiniz...