Pers sanatının güçlü mirası

Pers sanatının güçlü mirası

İran, nükleer anlaşmalardaki çatışmalar ve kültürel meseleler gibi çeşitli nedenlerle hep gündemde kaldı. İnternetin ve teknolojinin gelişi ise dünyanın iletişim kurmasını ve diğer ülkelerin görünmeyen ve anlatılmamış yüzlerini keşfetmemizi sağladı. Küreselleşme ve İran’ı etkileyen diğer geleneksel faktörlerin dışında, İran’ı güzel bir ülke yapan başka çelişkili faktörler de var.

İran dünyadaki en zengin sanat miraslarından birini taşıyor ve resim, çömlekçilik, kaligrafi, mimari, dokuma, metal işçiliği ve heykel dâhil olmak üzere birçok sanat geleneğine ev sahipliği yapıyor. İran sanatı ya da diğer adıyla Pers sanatı, her sanat dalında en eşsiz ve en eski teknikleri barındırıyor ki bu da İran’ı en gözde sanatsal ülkelerden biri yapıyor.

İran’da yapılan minyatür resimleri, seramikler, heykeller, kitap sanatı ve metal işleri, sanat eserini yaratmak için kullanılan karmaşık detaylar ve yenilikçi teknikler nedeniyle dünya çapında büyük talep görüyor. İran’ın zengin bir mirası ve sanat tarihi var. İran sanatının mirasını gerçekten güçlü kılan altı ana dönüm noktasını ise şöyle sıralayabiliriz:

URUK Dönemi – çömlekçilik ve seramik kaplar

Uruk dönemi MÖ 4000 ila 3100 yıllarına dayanır ve güney Mezopotamya, yani antik Irak olarak bilinen yerleşimi esas alır. Yerleşim nehir kenarlarında hayatlarını kuran çeşitli çiftçilere ve avcılara ev sahipliği yapmıştır. Suriye, Türkiye, İran ve Irak o zamanlar farklı isimlerle anılıyordu ve Uruk döneminin büyük bir kısmını gördüler. Büyüleyici mimari ve sanatsal mozaiklerin yanı sıra Uruk döneminde çömlek yapımında ve ön-yazıda da gelişmeler görüldü.

Pers sanatının güçlü mirası

Uruk döneminin önemli bir kolonisi olan Susa antik şehri, en etkili ön yazı becerilerine, çömlek ve silindir mühürlere sahiplik yaptı. Sanatçıların becerileri ve detayları övülmeye değer çünkü yaratımlardaki küçük hatalar veya asimetriler hepsinin el yapımı olduğunu gösteriyor. Makinenin ve teknolojinin olmadığı bir zamanda sanatkârlığın ve yeteneğin bu üstünlüğü inanılmaz olsa gerek.

Uruk döneminde önemli rol oynayan bir diğer ilginç faktör de malların ve işçilerin kayıtlarının piktograflar (resim yazısı) aracılığıyla tutulmasıydı. Yönetimsel amaçlarla yaratılmış olsalar da piktograflar zarif bir sanat örneğidir.

Erken Demir Çağı – metal sanatı

Erken Demir Çağı (MÖ 900 – 600) metal sanatının doğumuna şahit oldu. Karmaşık ve detaylı heykeller oymak için kullanılan en yaygın metal, bronzdu. Bronzdan yapılan heykellere Luristan Bronzları deniyordu ve arkeologlar Batı-orta İran’da birçok yerde bu heykellere rastladılar.

Geniş ölçekte kullanımıyla metal silahlar, aletler, at takımları, kaplar ve süs eşyası dâhil olmak üzere birçok sanat eserine dönüştürüldü. Parçaları oymak ve dövmek için kullanılan aletler oldukça basitti ama teknikler yenilikçiydi. Metalik sanat eserleri üzerindeki karmaşık oymalar el yapımıydı ve oldukça zaman alıcıydı. Bu dönemde hayvanların temsilleri de oluşmaya başlamıştı. Bunların en yaygını ise farklı form ve stillerdeki büyük boynuzlu keçiler veya koyunlardı.

Pers sanatının güçlü mirası

İslam Altın Çağı

Bu dönem 9. ve 10. yüzyıllarda ortaya çıktı. 651’de hüküm sürmeye başlayan Sasani İmparatorluğu ve “Perslerin Müslüman fethi” veya “Arap fethi” ile sona erdi. Bu, ayrıca İran’daki Zerdüşt dininin de düşüşüne yol açtı. Bu dönem sona erdikten sonra bölgedeki sanatçılar, 9. yüzyılı altın dönem olarak görselleştiren giderek artan bir büyüme ve potansiyel gösterdi. Büyük İran ve doğudaki bölgelerde Türk halkı gittikçe önemli bir konuma geliyordu ve bu da kültürel bir Türk-Pers geleneğini doğurdu.

İran, her ikisi de kendi zamanlarında Pers sanatının önemini arttıran Samani Hanedanı ve Selçuklu Hanedanı olmak üzere iki önemli hanedanın gelişini gördü. Çömlek, seramik, metal işleri ve kitap boyama özellikle talep gören dallardı. Samani hanedanı sırasında Sünni bir imparatorluk Afganistan, İran, Türkmenistan, Özbekistan, Tacikistan, Kazakistan ve Pakistan dâhil birçok yeri yönetti. Bu dönemde, yemek servisi için kullanılan ve üzerinde atasözleri ve dualar yazılı olan toprak kaplar yani epigrafik çömleklerde uzmanlaştılar. Yazılar beyaz taban üzerine siyah slip ile Kufi yazısındaydı.

10. yüzyıl boyunca hüküm süren Selçuklu hanedanı malzeme ve tekniklerdeki şaşırtıcı yeniliklere yol açtı. Beyaz zemin üzerinde emaye figürler ile yaratılan mina’i seramikleri, taş hamuru ve silikon bazlı macun gibi malzemeler kilin yerini almıştı.

İslami Sanat döneminde metal işçiliği ve heykel disiplini de yeni inovasyonlara gitti. Detaylı tasarımlar oluşturmak için metalin dövülmesinin yanı sıra, İran sanatı dönemindeki sanatçılar sanat eserini vurgulamak için değerli metal kakmalar da eklediler. Sadakati, ihaneti ve cesareti tasvir eden hayvani figürler içeren kitap boyamaları da İran’dan Irak’a kadar ünlendi. Kitap boyamaları en çok talep gören disiplinlerden biri haline gelen Pers kaligrafisinin de yaygınlaşmasına yol açtı.

Cengiz Han Liderliğindeki Moğol Dönemi

Bu dönem, İmparatorluğun Cengiz Han’ın oğulları arasında bölünmesi nedeniyle 13. yüzyıl boyunca birçok hanedan oluşturdu. Her hanedan sanata katkıda bulundu ve büyümesine yardımcı oldu ve Pers resminin Altın Çağına yol açtı. O zaman yaygın olan ana disiplinler kaligrafi, illüstrasyon ve Moğolların kültürünü temsil eden resimlerdi. Ancak, o zamanlar yöneticilere Persleri Moğol olarak gösterdikleri için eleştiriler de geliyordu.

Safeviler – Edebiyat ve Mimarinin Zirvesi

Bu dönem ayrıca dokuma, minyatür resimler ve seramik gibi birçok sanat dalının gelişmesine ve yayılmasına büyük katkılarda bulundu. Pers halıları ve kilimleri, soyun kültürünü ve mükemmel zanaatkârlığı temsil etmesi nedeniyle büyük talep görüyordu. Dokuma sanatının bir patlama yaşadığı zamanlardı.

Kitap illüstrasyonları ve Pers minyatür resimleri iyice yaygınlaştı. Genellikle sanatkârlarının anlatım ve düşünme becerilerini sergiliyorlardı. Sanatçılar hikâyelerini anlatmak için çok sayıda insan figürü kullandı. Pers sanatında insan figürü hiçbir zaman bütünüyle yasaklanmamıştır. Ancak minyatür resimler, mahrem nitelikleri sayesinde, insan figürünün anlatının daha merkezinde yer aldığı bir alan oluşturmuştur. Kadehler, uzun boyunlu şişeler ve tabaklar gibi yeni tip kaplar ve seramik nesneler de ortaya çıkmıştır. İcat edilen yeni kap şekli, çok küçük bir boynu olan ve bir tarafı düz, diğer tarafı yuvarlak gövdeli matara şeklinde bir kaptı.

Pers sanatının güçlü mirası

Kaçar Sanatı

1781’den 1925’e kadar hüküm süren Kaçar Hanedanı, imparatorluğun sanatı, mimarisi ve sanat formları üzerinde büyük bir etki yarattı. Resimler ve büyük duvar resimleri Kaçar sanatının ayrılmaz bir parçasıydı. Ağa Muhammed Han ve soyundan gelenlerin yönetimiyle birlikte gelen görece barış dönemi, sanatsal ifadeye büyük bir ivme sağladı. Resimler ve duvar resimleri, özellikle saraylara ve kahvehanelere asılmak üzere yaratılan tarihî sahneleri ve eğlenceleri tasvir ediyordu. Resimlerin üzerine onları duvarlara uydurmak için kemerli özel üst kısımlar eklendi.

Resimlerin tarzı ve tasviri, Kaçar hanedanının köklerinin Safevi İmparatorluğu’na bağlı olduğu varsayımını yaratır. Cansız nesnelerin ve insanların tasviri doğalarına zıtlık gösteriyordu. İnsanlar büyük ölçüde idealize edilip standart özelliklerle donatılırken, cansız nesneler de oldukça gerçek nesneler olarak gösterildi. Sonrasında bu durum 19. yüzyılda fotoğrafçılık disiplininin yükselişiyle tersine döndü.

Pers sanatının güçlü mirası

İran Sanatı – sanatsallık, görkem ve canlılık manifestosu

Bütün bu disiplinler ve bunların samimi devamcıları, İran’ı en ilginç gelenek ve kültürlerle yoğrulmuş zengin ve canlı bir yer haline getiriyor. Sadece geleneksel sanat değil, modern İran sanatı da yükseliyor ve kendisi için bir zemin oluşturuyor ki bu da aynı derecede övülmeye değer. İran sanatı veya Pers sanatı, çok sayıda hanedan sayesinde tüm disiplinlerde evrimleşti ve farklı yüzler kazandı. Dokuma örneğinde olduğu gibi sanatsal yeteneğin bu zarif ifadesi hem tamamlanmış eserleri hem de öğretici becerileriyle dünya üzerinde büyük bir etki bıraktı.

Günümüzde de büyük talep gören Pers sanatı, sanatkârlık ve görkem için bir referans noktası olarak kalmaya ve hem en eski hem yenilikçi teknikleriyle dünyaya etkili bir şekilde katkıda bulunmaya devam ediyor.

Kaynak: theartist.me

Paylaş
Paylaş: