Bize Ulaşın

     

Tarihte Rus Devrimi

"Hiçbir devrim, bir sonraki devrim için örnek veya reçete oluşturmaz. Ancak Rus Devrimi’nin incelenmesi, toplumsal dinamiklerin kavranabilmesine önemli katkılarda bulunabilir. Bu yazı Rus Devrimi’nin bazı özelliklerini bu gözle ele alacaktır."

Ölüyor Rus imparatorluğu ölüyor...

Artık ne Kışlık Saray’da eteklerin ipekli sesi,

Ne Paskalya Çanlarında duası Çar’ın

Ne Sibirya yollarında zincir ilintisi...

Ölüyor Rus imparatorluğu ölüyor...

Artık alevî billur kadehlerde ıslanmayacak

Kalın etli dudakları pomeşçiklerin,

Kara toprağın üstünde bir avuç kan gibi yatmayacak

Bakır sakalları açlıktan ölen mujiklerin...

                                        Nazım Hikmet
 

Bir devrim, bir tarihçi bilim insanı tarafından birçok yönüyle ayrıntılı olarak incelenebilir ve bir tarih meraklısı bu kitabı keyifle okuyarak merakını giderebilir. Bir devrim bir de devrimciler tarafından incelenebilir. Bu incelemede her ayrıntı ele alınmaz. Ele alınan konular, kendi mücadelenizde çözüm aradığınız soruların geçmişteki bir devrimde nasıl ortaya çıktığı ve nasıl çözüldüğü, hangi hataların yapıldığı ve benzeri sorulardır. Söz konusu olan, reçeteler bulmak değil, yöntemi kavramaya çalışmak ve yaratıcı olmaktır; çünkü hiçbir devrim bir öncekinin benzeri değildir.

Bu yazı, bugün Türkiye’de yaşadığımız ve bazen yeterince farkında bile olmadığımız soruların, insanlık tarihinde önemli dönüm noktalarından biri olan Rus Devrimi’nde nasıl yaşandığının, son derece özet bir biçimde sorgulanması çabasıdır.

Devrimin nesnel koşulları nasıl olgunlaştı? Devrim hangi toplumsal sınıflara dayanıyordu? Kitlelerin yaşam standartlarını değiştiren hangi gelişmeler yaşandı? Kitleler ne zaman ve niçin harekete geçti? Kitlelerin talepleri nasıl değişti? Devrim stratejisi neydi ve hayat bu stratejiyi nasıl değiştirdi? Aşamalı devrim anlayışı neydi? Devrimde bireyin rolü nasıldı? Devrimde determinizm-volontarizm diyalektiği nasıl işledi? Öncü parti nasıl oluştu ve bu partinin rolü ve yapısı nasıl biçimlendi? Partinin kitlelerle ilişkisi nasıldı? Devrimde müttefikler nasıl belirlendi? Emperyalistlerin saldırısı nasıl püskürtüldü? Yapılan hataları kim ve nasıl düzeltti?

Bu yazıda, üzerine binlerce kitap yazılmış Rus Devrimi, Türkiye’de bugün gündemimizde olan bu ve benzeri sorular ışığında özetle incelenmeye çalışıldı.

Rus Devrimi insanlık tarihinde yeni bir sayfa açtı, yeni bir dönemi başlattı.

Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği, Rusların eski takvimiyle, 24-25 Ekim (6-7 Kasım) 1917 günleri gerçekleştirilen Rus Devrimi ile kuruldu ve 1991 yılı aralık ayında dağıldı. İşçi sınıfını, köylülüğü, mazlum milletleri, baskı altındaki azınlıkları ve bir bütün olarak insanlığı emperyalizmden ve kapitalizmden kurtararak, sınıfsız ve sömürüsüz bir dünya yaratma doğrultusundaki büyük bir deneyim 1991 yılında sona erdi. Ancak Rusya’daki bu yenilgi, Rus Devrimi’nin insanlık tarihine katkılarını ortadan kaldıramaz, unutturamaz. Rus Devrimi, çok büyük başarılarıyla (ve bazı kaçınılmaz ve kaçınılabilir hatalarıyla), sınıfsız ve sömürüsüz bir dünya mücadelesinin en önemli aşamalarından biridir. 100. yılında Rus Devrimi’ni bu anlayışla anıyoruz.

Troçki, ilk kez 1932 yılında yayımlanan Rus Devrimi’nin Tarihi isimli kitabının başında şunları yazıyor: “Devrimin bu tarihi, diğer tüm tarihte olduğu gibi, ilk önce neyin olduğunu ve nasıl olduğunu anlatmak zorundadır. Ancak bu, yeterli değildir. Anlatımın kendisinden, niçin başka bir biçimde değil de böyle olduğu da açıklığa kavuşmalıdır.”

Hiçbir devrim, bir sonraki devrim için örnek veya reçete oluşturmaz. Ancak Rus Devrimi’nin incelenmesi, toplumsal dinamiklerin kavranabilmesine önemli katkılarda bulunabilir. Bu yazı Rus Devrimi’nin bazı özelliklerini bu gözle ele alacaktır.

Yıldırım KOÇ
ODTÜ İktisat Bölümü Öğretim Üyesi

Yazının tamamı Bilim ve Ütopya'nın kasım 2017 sayısında!