Bize Ulaşın

     

Omurgasız hayvanlarda eşeysiz ve eşeyli üreme

“İnsanlar canlıların büyüklüğüne bu kadar çok önem vermemiş olsalardı, karıncanın gergedandan daha muhteşem bir hayvan olduğunu anlayabilirlerdi. Bütün insan soyu yok olsa dünya on bin yıl önceki yüksek zenginlikteki dengesine yeniden kavuşabilir, ancak böcekler ortadan kalkarsa işte o zaman doğa kaosa sürüklenir.”

Edward Osborne Wilson (1929-Amerikalı biyolog)

Dünyada kaç canlı türü vardır?
Bu konu ile ilgili olarak araştırmalar ve tartışmalar sürmektedir. Farklı araştırıcılar dünyamızda 2 milyon,  12 milyon, 1-6 milyar ve 1 trilyon canlı türü olduğunu ileri sürmüşlerdir. Mora ve arkadaşlarının 2011 yılında yayımladıkları makalede bu 12 milyon canlı türünün 8,7 milyonunun ökaryotik canlılar (içinde genetik bilgiyi taşıyan kromozomların bulunduğu ve zar ile çevrili nukleusu/ çekirdeği, ayrıca mitokondri, endoplazmik retikulum, golgi aygıtı ve lizozom gibi organelleri olan hücrelere sahip canlılar) olduğu belirtilmiştir: ~7.77 milyon hayvan; ~298,000 bitki; ~611,000 mantar; ~36,400 protozoa ve ~27,500 kromist türü. 2011 yılı itibarıyla bu türlerin 1 milyon 233 bin 5 yüz tanesi tanımlanmış ve kataloglanmıştır. Hayvanların %5’ini omurgalı hayvanlar oluşturur. Süngerlerden derisi dikenlilere kadar çok sayıda omurgasız hayvan şubesinin makro ve mikro üyeleri ise kara ve su habitatlarına başarılı bir şekilde yayılmışlardır. Omurgalı ve omurgasız tüm hayvanlar eşeysiz ve eşeyli olarak çoğalırlar. Eşeysiz çoğalma sonucunda genetik olarak aynı bireyler oluşurken, seksüel çoğalma yolu ile oluşan her bireyin genetik yapısı farklı olur. Eşeysiz çoğalma kaynakları sınırlı iken avantajlıdır. Döllenmiş yumurta oluşmaz, tek bir bireyden mitoz bölünmelerle çok sayıda yeni bireyler oluşur, süreç seksüel çoğalmaya göre daha hızlı ve kolaydır, ayrıca türün hayatta kalması ve yayılması için avantaj sağlar. Eşeyli çoğalmada uygun eş bulmak için daha fazla zaman, dolayısıyla daha fazla enerji harcanır, eşleşme davranışları komplekstir, yuva yapma, yavru bakımı gibi davranışlar görülür ancak adaptasyon ve evrim mekanizmalarındaki genetik varyasyonlar (çeşitlilik) eşeyli çoğalma sonucu kazanılmaktadır. Mayoz bölünme ile tek kromozomlu (n kromozom/ haploid) hale dönüşen dişi ve erkek gametlerin (üreme hücreleri: yumurta ve sperm) çiftleşmesi sonucu 2n kromozomlu (diploid) embriyo meydana gelir. Genetik rekombinasyon (dişi ve erkek üreme hücrelerinin yani yumurta ve spermlerin çiftleşmesi sırasında her iki bireyden gelen ve mayoz bölünme ile oluşan haploid eşey kromozomlarının çarprazlanması/ crossing over ile ebevynlere ait kırılmış DNA parçalarının eşleşerek yavrularda yeni gen dizilimlerine sahip DNA’yı ve kromozomları oluşturması) ile oluşan varyasyonlar gametlerin genetik yapıları ve yumurtanın döllenip döllenmemesiyle ilişkilidir.

Doç. Dr. Burçin Aşkım GÜMÜŞ • Gazi Üniversitesi Biyoloji (Zooloji) Bölümü

Yazının tamamı Bilim ve Ütopya'nın temmuz 2018 sayısında!