Felsefe

Deizm ve hümanist epistemoloji: Mağaradaki resim, Bilişsel Devrim ve ‘cehaletin keşfi’

Yerleşik tanım, deizmin, Tanrı’nın varlığını kabul etmekle birlikte, Tanrılık vasfının yalnızca yaratmakla sınırlı olduğunu, Tanrı’nın evreni yarattıktan, insana ‘akıl’ denilen yetiyi bahşettikten sonra dünyanın akışına karışmadığını kabul eden ve öne süren akım olduğudur. Teoloji – Ontoloji odaklı ve bu dolayımda kendisini gösteren bu yerleşik tanımın tarihi 16. yüzyıla ve yoğunlukla akıl çağı olarak da anılan Aydınlanma’ya (18. yüzyıla) dayanmaktadır.

Sevgi nedir?

Günlük  yaşamda en çok kullanılan sözcüklerden biri de sevgi sözcüğü olmalı.  Sık sık duyar ya da okuruz;  “…İnsanlar sevmeli birbirlerini…”; “…Her işin başı sevgi…”; “sevelim birbirimizi, sevgi gibisi yok…” Bırakın başkalarını, aynı ailedeki iki kişinin bile birbirlerini sevmeleri hiç de öyle kolay değilken, sanki sevgi alanı özerk bir alanmış da nedenselliğe bağlı değilmiş gibi, ikide bir sevmeyi öğütleyen sözler söylenmesi, bir sevgi susuzluğunu mu dile getiriyor acaba? Kim bilir, belki de?