Bize Ulaşın

     

Avrasya’nın ilk hâkimi Attilâ ve Hunlar

Elinizdeki sayı tarihimizde oldukça önemli olan bir konuya, Avrupa Hunlarına ve Attilâ’ya odaklanıyor.
Attilâ deyince tarihte bol bol efsanelere başvuruluyor. Bu efsaneler batıdan da “bizim taraf”tan da gelse aynı zeminde yükseliyor. Buna göre Attilâ ve Hunlar barbar ve maceraperesttir fakat batılılar için korkulu rüya, Türkler içinse gökyüzünün üstündeki ulaşılmaz bir imgedir!
Peki işin iç yüzü gerçekten de öyle mi?
Hunlar ve Attilâ üzerinde uzman olan Yrd. Doç. Dr. Ali Ahmetbeyoğlu’yla yaptığımız derinlikli söyleşi konunun bilinmeyenlerine yöneliyor ve gerçeği ortaya koyuyor. Tabii, keşfedilmeyi bekleyen birçok konu hakkında da merak içinde bırakıyor bizi.

Asya’dan Avrupa’ya süreklilik
Öncelikle Avrupa Hunlarının Göktürklerin ve Asya Hunlarının devamı olduğunu görüyoruz. Örgütlenme, gelenekler bakımdan bu tarihsel gerçek açık bir şekilde ortaya çıkıyor.
Orta Asya’da yaşanan iktisadi ve siyasi kriz sonrası yapılan göçle birlikte Hunların bir kolu Avrupa’ya yöneliyor. Bu göç öngörüsüz bir biçimde değil, gidilmesi olası topraklardan haberler alarak, plan ve tahlil yapılarak gerçekleşiyor. En önemlisi bir çapulcu hareketi değil bu. Sayın Ahmetbeyoğlu’nun dediği üzere devlet disiplini içinde gerçekleşiyor. Devletleşme süreci içindeki boylar birliğinin baskın boyu Hunların liderliğinde bir strateji, plan ve taktikler bütünü içinde oluyor bu hareketler.

Alanlarla verilen mesaj
Hunlar, savaş yetenekleri oldukça üstün olan Alanları mağlup ederek Batı’ya ilk mesajı veriyorlar. Kim bu Hunlar sorusu soruluyor ve dikkatleri üzerlerinde topluyorlar. Hunlar Alanları mağlup ettikten sonra onları kendi örgütlenmelerine dahil ediyorlar ve asli unsurlarından yapıyorlar. Demek ki burada kavimleri birleştiren bir örgütlenme yeteneği mevcut. 

Stratejik akıl 
Hunlar Avrupa yolunda bir tercih yapmak zorunda kalıyorlar. Ya bölünme ve kargaşa içindeki Roma’ya yönelecekler ya da doğudaki güçlü Sasaniler’i hedef alacaklar. Tercihlerini çatırdayan Roma’dan yana kullanıyorlar elbette ve orada bir güç merkezi inşa ediyorlar.
Ayrıca Doğu ve Batı Roma’ya yönelik de özel siyasetler, vergilendirerek yönetme, iç işlerine müdahale etme gibi somut yöntemler kullanarak iktidarlarını pekiştiriyorlar.

İktisadi gelişmişlik, savaş teknolojisi ve bilgi
Hunların egemen olduğu geniş alanlarda tarım yapılıyor ve serbest ticaret bölgeleri kuruluyor. Bu onların iktisadi kaynaklarını göstermesi açısından önemli bir veri.  
Hunlar silah alan değil üreten bir birlik ve o dönemde rakiplerinden bu konuda oldukça üstün durumdalar. Bu üstünlük bilimsel bilgi ve teknolojik düzeylerini de ortaya koyuyor.
Hun savaş teknolojisi Alanlardan ve Romalılardan daha işlevsel, ağır değil hareketli ve hızlı hafif silahlara sahipler.

İşte böyle bir örgütlenmenin lideri olan Attilâ Avrasya’nın da ilk hükümdarı. Kapak konumuz ve dergimiz dolu dolu, gerisi ve çok daha fazlası kapağımızda!

İyi okumalar...
 
Düzeltme
Bilim ve Ütopya’nın 279. Sayısında (Eylül 2017 sayısı) dokuzuncu sayfanın sağ üst köşesindeki kutucukta ve onuncu sayfanın “Atomların elektronik yapısı” başlıklı kutuda, “Pauli dışlama prensibi” olması gereken prensip, yanlışlıkla “Fermi dışlama prensibi" olarak yazılmıştır. 

Çiviyazısı - Ekim 2017
Emrah MARAŞO