İçindekiler
- Başarılı Bir Kariyerden Bilinmeyene Yolculuk
- Altı Aylık Araştırma Yeni Bir Şirketin Temelini Attı
- Oda Sıcaklığında Çalışan Fotonik Kuantum Bilgisayar
- Kuantum Yarışında Yeni ve Güçlü Bir Oyuncu
Çoğu girişimci başarılı bir şirket kurmayı hedefler. Sujoy Chakravarty, Ravi Mehta ve Biman Chattopadhyay ise bunu başardıktan ve şirketlerini küresel bir teknoloji devine sattıktan sonra çok daha belirsiz ve iddialı bir hedefe yöneldi: Hindistan’da sıfırdan ticari bir kuantum bilgisayar geliştirmek. Bu büyük vizyon sayesinde Hindistan kuantum teknolojisi alanında yepyeni bir sayfa açılmış oldu. Başarılı bir satışın ardından geleneksel girişimcilik rotasını izlemek yerine, yarı iletken sektörünün deneyimli üç ismi aylarını dünyanın en karmaşık teknolojilerinden biri olan kuantum bilişimi anlamaya adadı.
Bu yoğun süreç sonunda Bengaluru merkezli Quanfluence doğdu. Bugün şirket, Hindistan’ın ticari kuantum bilgi işlem sistemleri geliştiren az sayıdaki girişiminden biri olarak öne çıkıyor. Üç Hintli mühendis altı ay boyunca kütüphaneye kapanarak, şimdi Google’ın peşinde olduğu kuantum teknolojisini geliştiriyorlar. Bu hikâye yalnızca başarılı bir girişimin öyküsü değil; merakın, derin mühendislik bilgisinin ve Hindistan’ın dünya çapında öncü teknolojiler geliştirebileceğine duyulan inancın da hikâyesidir.

Başarılı Bir Kariyerden Bilinmeyene Yolculuk
Kuantum bilişim alanına ve gelişmekte olan Hindistan kuantum teknolojisi ekosistemine yönelmeden önce üç kurucu da yarı iletken sektöründe güçlü kariyerlere sahipti. Sujoy Chakravarty, Ravi Mehta ve Biman Chattopadhyay, Texas Instruments’ta on yılı aşkın süre birlikte çalışarak yonga tasarımı ve yarı iletken mühendisliği alanlarında önemli bir uzmanlık kazandı.
2012 yılında yüksek hızlı yarı iletken fikri mülkiyet (IP) çözümleri geliştiren Silicon and Beyond’u kurdular. Altı yıl sonra şirket, elektronik tasarım otomasyonu alanının önde gelen firmalarından Synopsys tarafından satın alındı. Birçok girişimci için bu, kariyerin zirvesi sayılabilirdi. Ancak onlar farklı bir soru sormayı tercih etti: Hindistan kendi ticari kuantum bilgisayarını geliştirebilir miydi?.
Altı Aylık Araştırma Yeni Bir Şirketin Temelini Attı
Şirket satışının ardından üçlü, yeni bir girişime hemen başlamadı. Bunun yerine yaklaşık altı ay boyunca kuantum bilgi işlem teknolojilerini sistemli biçimde araştırdı. Süperiletken kuantum bilgisayarları, iyon tuzağı sistemlerini ve fotonik kuantum bilişimi ayrıntılı biçimde inceleyen ekip, Hindistan’ın mevcut koşullarında en uygulanabilir yaklaşımın fotonik teknolojiler olduğuna karar verdi.
Süperiletken kuantum bilgisayarların çalışabilmesi için mutlak sıfıra yakın sıcaklıklar gerekirken, fotonik kuantum bilgisayarlar ışık ve optik bileşenler sayesinde oda sıcaklığında çalışabiliyor. Bu hayati değerlendirme, Quanfluence’ın teknolojik yaklaşımının temelini oluşturdu. Girişimin bilimsel altyapısını güçlendirmek amacıyla akademi ve sanayiden uzman isimler de ekibe katıldı. IIT Madras’tan Prof. Anil Prabhakar, Optik Ising Makineleri üzerine yürüttüğü araştırmaları şirkete taşıyarak kurucu ortak oldu. IISER Mohali’den Prof. Sandeep Goyal kuantum bilgi teorisi alanındaki uzmanlığıyla katkı sağlarken, Arista Networks’ün eski ürün liderlerinden Aditi Vaidya ise Ürün Direktörü olarak ekibe katıldı.

Oda Sıcaklığında Çalışan Fotonik Kuantum Bilgisayar
Quanfluence’ın geliştirdiği sistem, birçok küresel kuantum bilişim şirketinden farklı bir yaklaşım benimsiyor. Sistem, kuantum bitleri olarak tek tek fotonları kullanmak yerine, foton gruplarının elektrik alanından yararlanıyor. Şirket, bu yöntemin daha güvenilir ve daha kolay ölçeklenebilir bir mimari sunduğunu düşünüyor.
Şirketin geliştirdiği Optik Ising Makinesi bugün birbirine bağlı 128 değişken üzerinde hesaplama yapabiliyor. Gelecek nesil sistemlerin ise çok daha büyük optimizasyon problemlerini çözmesi hedefleniyor. Quanfluence, geliştirdiği teknolojiyi bulut erişimi üzerinden ticarileştirmeye de başlamış durumda. Ücretli kurumsal müşteriler, platformu karmaşık hesaplama gerektiren iş yüklerinde kullanabiliyor.
Kuantum Yarışında Yeni ve Güçlü Bir Oyuncu
Kuantum bilişim; ilaç geliştirme, lojistik, yapay zekâ, siber güvenlik ve finansal modelleme gibi birçok alanda köklü dönüşümler yaratma potansiyeline sahip teknolojiler arasında gösteriliyor. Bu nedenle dünyanın önde gelen ekonomileri kuantum araştırmalarına milyarlarca dolarlık yatırım yaparken, Hindistan’ın kuantum ekosistemi henüz gelişimin erken aşamalarında bulunuyor.
Bu açıdan Quanfluence’ın ortaya çıkışı yalnızca yeni bir teknoloji girişiminin kurulması anlamına gelmiyor. Aynı zamanda, gelişmekte olan ülkelerin ve bilhassa Hindistan kuantum teknolojisi sektörünün bu küresel yarışta söz sahibi olabileceğini gösteren önemli bir örnek oluşturuyor.
Şirketin kurucularının hikâyesi, çığır açıcı yeniliklerin yalnızca laboratuvarlarda değil; yılların mühendislik deneyimini yeniden öğrenme cesaretiyle birleştiren ekipler sayesinde ortaya çıkabileceğini gösteriyor. Sujoy Chakravarty, Ravi Mehta ve Biman Chattopadhyay kuantum fizikçisi olarak yola çıkmadı. Onlar, sahip oldukları yarı iletken deneyimini yeni bir alana taşımayı göze alan, aylar boyunca araştıran, varsayımlarını sorgulayan ve alışılmışın dışındaki çözümleri keşfetmeye istekli mühendislerdi. Yarı iletken yonga tasarımından Hindistan’ın ilk ticari kuantum bilgi işlem platformlarından birini geliştirmeye uzanan bu yolculuk, büyük teknolojik atılımların çoğu zaman yeniden öğrenci olmayı göze almakla başladığını gösteriyor.

Kaynak: The Times of India (2026)



