Bize Ulaşın

     

2. Dünya Savaşı'nın ilginç olayları

1. Savaşta ölen en yüksek rütbeli Amerikan askeri, Korgeneral Lesley McNair idi ve Amerikan Hava Kuvvetleri tarafından öldürülmüştü.

2. Pearl Harbor baskınının olduğu dönemde, Amerikan Donanma Komutanlığı’nın adı CINCUS (İngilizce “sink us” diye telafuz edilir. Türkçe anlamı, “bizi batırın”) idi. Amerikan 45. Piyade Tümeni’nin omzunda taşıdığı tümen sembolü gamalı haç idi ve Hitler’in kişisel treninin adı da “Amerika” idi. Bunların hepsinin ismi savaşla beraber değiştirilmiştir.

3. Japon hava ası Hiroyoshi Nishizawa, toplamda 80’den fazla düşman uçağı düşürmüştü ama bir kargo uçağında seyahat ederken, 1944’de uçağın Amerikan Hava Kuvvetleri tarafından düşürülmesiyle ölmüştü.

4. Savaşta, gaz çıkardıkları için ölen havacılar vardı. 20000 ft. (6096 metre) yüksekliğe çıkan ve kabin basıncı olmayan bir uçakta, mide gazlarının hacmi %300 oranında artar!

5. Ruslar 500’den fazla Alman uçağını, havada çarparak yok ettiler. Ayrıca çoğu zaman mayın tarlalarını üzerinde yürüyerek temizlerlerdi. Stalin’in dediği gibi: “Sovyet Ordusu’nda kahraman olmamak cesaret ister.”

6. Normandiya’da esir alınan ilk Alman birlikleri arasında Koreliler de vardı. Bunlar, önce Japonlar tarafından Mançurya’da zorla Ruslara karşı savaştırılmış ve Ruslara esir düşmüşlerdi. Sonra Ruslar tarafından zorla Almanlara karşı savaştırılmış ve Almanlara esir düşmüşlerdi. Sonra da Almanlar tarafından zorla savaştırılarak Amerikalılara esir düşmüşlerdi. (2011, G. Kore yapımı My Way adlı film içeriği biraz değiştirilmiş olmasına rağmen bu konuyu işler)

7. Birinci Dünya Savaşı’ndaki kayıpların %95’i asker, %5’i ise sivildi. İkinci Dünya Savaşı’nda ise bu oranlar %33 asker, %67 sivil olmuştu.

8. İkinci Dünya Savaşı’nın en meşhur şarkısı şüphesiz sevgilisini kışla kapısındaki lambanın altında bekleyen kızın hikâyesini anlatan Lili Marlene isimli şarkıdır. (Ahmet Kaya’nın seslendirdiği Lili Marlen türküsünden hatırlarsınız. Akşam olur mektuplar hasretlik söyler, Zagrep Radyosunda Lili Marlen Türküsü..) Şarkı 1923’te Birinci Dünya Savaşı gazisi Hans Leip tarafından yazılmış, 1936’da Norbert Schultze tarafından bestelenmiştir. 1939’da Lala Andersen tarafından seslendirilen şarkı Almanya’da çok popüler olmuştur. Almanların Belgrad’ı işgalinden sonra Belgrad’ta kurdukları ordu radyosu istasyonundaki bir subayın, Afrika Korps’ta görev yapan yakın bir arkadaşı vardır. Arkadaşının bu şarkıyı çok sevdiğini bilen bu subay ilk kez 18 Ağustos 1941’de radyoda bu şarkıyı çalmıştı. Daha sonra da her gece 9.55’te programını bitirirken bu parçayı çalmaya devam etti. Alman silah arkadaşlarının sevdiği bu şarkı, Afrika’da beraber görev yaptıkları İtalyanların da diline dolandı. Yine bu dönem Afrika’da görev yapan İngiliz askerleri de şarkıyı, BBC türünde yayın yapan İngiliz radyolarından daha kaliteli müzikler çalan Alman Belgrad Radyosu’nu dinledikleri için dinleyip aşina olurlar. Sonradan Tunus’taki muharebelerde Amerikalılar da İngilizlerden duydukları bu şarkıyı çok beğendiler. Şarkı daha sonradan Nazi karşıtı Alman şarkıcı Marlene Dietrich tarafından seslendirilip, birçok farklı dile çevrilince daha da popüler hale geldi. Bu şarkı, savaşta sonra her milletten gazi için önemli bir şarkı olarak yerini korudu.

9. Okinawa açıklarında düşman kamikaze uçaklarının uçak gemilerine ulaşmalarını engellemek için devriye görevinde bulunan bir Amerikan destroyeri, kamikazelerin uçak gemilerine devam etmeyip kendilerine dalmasından bir hayli rahatsızdı. En sonunda destroyer mürettebatı geminin üzerine uçak gemilerini işaret eden ve üzerinde “UÇAK GEMİLERİ BU TARAFTA” yazan bir uyarı yazısı astılar. Japon pilotları bu yazıyı gördüler mi veya okuyabildiler mi bilinmiyor. Savaşta Japon uçakları tarafından batırılan gemilerin çoğunluğu destroyerlerdir.

10. Yeni Gine’de yaşanan muharebelerde morali artırmak için Avustralyalı bir subay kendi emrindeki bölükler arasında kamuflaj tasarlama yarışması düzenlemiş ve birinci gelen bölüğü Avustralya’ya izne göndereceğini bildirmiştir. Sıkı bir mücadele sonrası kazanan 39. Tabur’a bağlı bir bölük izinli olarak Avustralya’ya yollanmıştır. Avustralya’ya inen bölük personelinin tamamı firar ederek kayıplara karışmıştır.

11. İkinci Dünya Savaşı’nda Amerikan’ın planladığı gizli bir psikolojik savaş operasyonlarından biri de Japonlar’ın kutsal saydığı Fuji Dağı’nı kırmızıya boyayarak Japonlar’ın moraline darbe vurmaktı. Tabii en sonunda birisi çıkıp operasyon için gereken uçak sayısı ve boya miktarını hesaplayınca, plandan vazgeçildi.

Attilâ DURAN

Bu yazı Bilim ve Ütopya'nın ağustos 2015 sayısında yayımlanmıştır.