Kültür

Dünyayı fetheden hayal gücü: Bilimkurgu

Bilimkurgunun kesin bir tanımı (neredeyse) yoktur. Bir grup görme engelli insanın elleriyle dokunarak bir fili tarif etmelerine benzer çabalar vardır. Bu konuda kalem oynatan kişiler değişik tanımlar yapar. Radikal bir yaklaşım getiren yazar Norman Spinrad; “Bilimkurgu etiketiyle yayımlanan her şey, bilimkurgudur” der. “Bilimkurgu yoktur, sadece bilimkurgu eserleri vardır” diyerek, türü fazla paradoksal bir açmaza sokan yazar Jacques Van Herp olmuştur.

Sanat: Devrimin aynası

Sanat, insanın beslenme, barınma, üreme gibi doğal gereksinimlerinin giderilmesi ve yeniden üretilmesi sürecinde, bir toplumsal gereksinme ve ilişki biçimi olarak anlaşma zorunluluğundan doğan güzellik yönelimidir. Bu nedenle insanın toplumsal ve kültürel varoluşu zenginleştikçe sanatın kaynağı görünmez olduysa bile, kök hücresi maddî yaşamın derinliklerinde capcanlı süregelmiştir. İnsan oluşun iki karşıt ama zorunlu kutbu olarak doğallık ve toplumsallık, yaşam diyalektiğinin vazgeçilmez öğeleridir. İkisi arasındaki akışım durduğu anda, insan, insanî tümlüğünü yitirmeye başlar.

Doğan Medya’nın satışı ve basının “tarafsızlığı” miti

Doğan Medyanın Demirören grubuna satılması kamuoyunda “tarafsız/yansız”, “nesnel” ve muhalif medyaya yönelik bir iktidar operasyonu olarak algılandı ve büyük tartışma yarattı. İktidarın medya üzerindeki baskısı ve bu satıştaki rolü, demokratik işleyiş ve basın özgürlüğü açısından elbette kabul edilemez. Öte yandan bir medya kuruluşunu tarafsız/yansız ya da nesnel habercilik yapan bir kurum olarak nitelendirmek bilimsel olarak mümkün değildir.

Gerçeğin sanatında gerçeğin ustasını aramak: Marksizm sinemalarda

Burjuvazinin feodalizmi yere sermede kullandığı silahlar, şimdi burjuvazinin kendisine yönelmiş durumda… Marx’ın Komünist Partisi Manifestosu’ndan bu bölüm okunduğunda Fransız bayrağı önünde kameraya bakan çocuğun bize diktiği gözleri görürüz. Genç Karl Marx (2017) filmi bu sahneyle son bulur ya da yönetmenin bize anlattığı gibi aslında her şey yeni başlar ve bir umut büyümeye devam eder. Arkadaşlık ve uyum dünyasının, yoksulluğun içindeki o yaratıcı ve itici gücüyle oluşacağını anlatan bir umut...

Latin Amerika: Devrimle dirilen kıta

"Kolomb’un Amerika’ya varışı, genel deyişle “keşfi”, insanlık tarihinin tartışmasız en önemli başlangıçlarından biridir. Ancak kıtayı binlerce yıl boyunca Asyalıların, Çinlilerin, Vikinglerin, Polinezyalılar ve Afrikalıların ziyaret ettiği arkeolojik verilerle kanıtlıdır. Kolomb’un Hindistan sandığı bu yeni kıtaya ulaşmasının asıl önemi, hesap edilemeyecek kadar zengin doğa, maden ve insan kaynağının Avrupa tarafından istilasına yol açmasıdır."

Noktaları birleştiren adam: Oktay Sinanoğlu 

“Anlattıklarım; bu büyük millete, onun gençliğine ibret olsun, ona bir hizmet olsun diye. Bu millet 50 yıl içinde bölük pörçük edildi, özellikle bu eğitimsizlik sisteminden geçenler; belki farkında olmadan yabancı güdümünde kendi değer yargılarına, binlerce yıllık Türk tarihi birikiminden gelen manevi değerlerine, kendi halkına düşman kesildiler. Bu durumun somut örneklerle anlatılması gerekiyor.”

 

Mücadele içinde gerçeğe ulaşmanın efsanesi: Simurg

Simurg efsanesi, örgütsüz ve dağınık olan kuşların kendilerine önderlik edecek, düzene sokacak, koruyacak “padişahı” aramalarını, bu uğurda yaptıkları yolculuğu, katlandıkları zorlukları ve bütün bu mücadele içinde yaşadıkları dönüşümü anlatır. Simurg’u arama gerekçeleri, yolculuklarının en başında ve sonrasında karşılaştıkları sorunlar ve en sonunda yüz yüze geldikleri gerçek; tarih boyunca daha iyi bir dünya için örgütlü mücadeleye atılan herkesin karşılaştığı sorunlardır.

Eski Türk inanışlarının hayatımızdaki izleri

Birçoğumuz günlük yaşantımızdaki birtakım geleneklerin, adetlerin ve batıl inançların kaynağını bilmez, hatta üzerine düşünmeyiz; onlar yüzyıllardır süregelen alışkanlıklarımız olmuşlardır. Onları İslamiyet’in bir parçası olarak kabul edip uygulasak da kökleri çok daha eskilere uzanmaktadır. Orta Asya’daki atalarımız İslamiyet’i kabul ettikten sonra eski inanışlarını tamamen terk etmemiş, eski inanışlarıyla İslami inanışların sentezi olan uygulamalar ortaya koymuşlardır.