sosyalizm

Latin Amerika’da 21. yüzyıl sosyalizmi

21. yüzyıla girerken emperyalizm Latin Amerika'yı yönetemez halde, yalnız kısa vadeli çıkarlarının peşindeydi. 1999 krizinin arifesinde ilk zafer çığlığı Venezuela'dan duyuldu: İsyancı asker Chavéz, Başkan seçildi. Birkaç yıl içinde zincirin halkaları her ülkede tek tek kırıldı. Seçim yoluyla gelen halkçı ve milli nitelikli yönetimler, yüzyılın ilk on yılına damgalarını vurdu.

Gramsci ve Mao

Günümüz Yeni Sol düşüncesindeki en önemli gelişme, düşüncelerin, ideolojilerin ve kültürün toplumda oynadığı role ilişkin zihinsel bir uğraşının ortaya çıkmasıdır. Çoğu Yeni Solcu aydının açıklamaya uğraştığı esas mesele, Batılı egemen çevrelerin burjuva hâkimiyetini sağlama noktasında nasıl olup da yönetilenlerin rızasını alabildiğidir.(1) Marx, Engels ve Lenin de, daha dar bir çerçevede de olsa, “ideolojik üstyapı” sorunuyla ilgilenmişlerdir. Marx, Alman İdeolojisi’nde [The German Ideology] (s.

Fidel: İki asrın muzaffer devrimcisi

25 Kasım 1956 sabaha karşı, içinde Fidel, Raul, “Che”, Camilo, Juan Almeida dahil 82 devrimciyi taşıyan emektar “Granma” teknesi Meksika sularından ayrıldı. Tekne açık sularda yol almak için yetersizdi. 30 Kasım’da “Santiago de Cuba” kıyılarına varmaları gerekiyordu. Fakat yükü nedeniyle çok ağır seyrediyordu. Bu yüzden çıkartma ile eşgüdümlü başlaması gereken ayaklanma yarım kaldı. Plan açığa çıkmıştı. 2 Aralık gece yarısı Granma karaya oturdu. Yardım botu su aldığından mühimmatın bir kısmını çıkarabildiler. Üçüncü gün kuşatılmışlardı. Yoğun bombardıman altında dağıldılar.

Ekim Devrimi'ni nasıl öğrendik?

Başka ülkelerdeki sosyalistlerin aksine bizler Ekim Devrimi’ni sadece kitaplardan öğrendik. Çin, Endonezya, Hindistan gibi doğu ülkelerinde, Latin Amerika’da ve elbette Avrupa ülkelerinde, hatta ABD’de bizim yaşımızdaki insanlar (68’de ilk gençlik ya da gençlik döneminde olanlar) gerek Ekim Devrimi’ni gerekse onu izleyen Komintern (III. Enternasyonal) faaliyetlerinin en azından kendi ülkeleriyle ilgili bölümünü bir önceki kuşağın deneyimlerinden öğrenmişlerdi.

Yüz yıl sonra Ekim Devrimi

1917’nin 7 Kasım günü bilimsel sosyalizm bütün ağırlığıyla tarihin sahnesine çıktı. İşçilerin, köylülerin ve askerlerin öncü partisi olan Rusya Sosyal Demokrat İşçi Partisi(Bolşevik) iktidarı burjuvazinin elinden söküp aldı.
Lenin’in başkanlığındaki Bolşevik Partisi emekçiye barış, ekmek ve toprak vâdediyordu. Ekim Devriminin tarihini sayfalarımızda okuyacaksınız zaten. Bu kısa yazıda yüz yılın ardından bazı önemli sonuçlara dikkat çekmek istiyoruz.

Venezuela’da sosyalizmin sorunları

Venezuela’da Bolivarcı Devrim’in geleceği artık yalnızca bu ülkeyi değil tüm Latin Amerika’yı ve dolayısıyla hepimizi ilgilendirir duruma geldi. Günümüz dünyasında bırakalım devrimci olmayı, demokrat olmanın kıstası dahi Venezuela’da hangi cephede yer aldığımıza göre belirleniyor. Demokratlık hiç olmazsa halkın kendi kaderini tayin etmesi prensibine dayandığından en başta emperyalist kuşatmayı reddetmelidir. Aklı başında hiç kimse emperyalist saldırı ve kuşatma altında, varlık mücadelesi veren bir ülkenin sorunlarını doğal siyasal süreçlerde çözemeyeceğini bilir.