Boş

Toplam: 0,00 ₺

osmanlı

31 Mart’ta Yabancı Parmağı

Tarihimizde yankısı çok büyük olan 31 Mart irtica olayında Derviş Vahdetîlerin ve Melanzade Rıfatların iplerini elinde tutan gerçek güç, emperyalizmdir. 31 Mart irtica olayı, İngilizcilikleri, şeriatçılıklarından çok önce gelen din sömürücülerinin eseri olduğu halde, bu nokta üzerinde şimdiye kadar pek az durulmuştur. 31 Mart konusunda pek çok inceleme yayımlanmış, fakat genellikle irtica olayı, bir avuç yobazın ve "alaylı" askerin marifeti sayılmıştır. Bu zavallı kuklaların iplerinin kimin elinde bulunduğu unutulmuştur.

31 Mart Olayı

İT, Osmanlı’yı kalkındırmak, hasta adamı sağlığına kavuşturmak için acele ederken, Osmanlı’da emperyalist emelleri olan, fakat rekabetten aralarında uzlaşamayan, ellerini çabuk tutmazlarsa avlarını ellerinden kaçırabileceklerini gördüler. Onun için hemen harekete geçtiler. İngiltere, Hürriyetin ilanından 9 ay sonra İT’nin üstüne çullandı.

İki Rus Aydınının Gözüyle 1908 Devrimi

Jön Türklerin önderliğinde gerçekleşen 1908 Devrimi, sadece en ücra köşelerine kadar Osmanlı topraklarında değil, Avrupa’dan Amerika’ya dünyanın önemli merkezlerinde de büyük yankı uyandırdı. Cenazesinin kaldırılması ve mirasının paylaşılması planlanan, halkı küçümsenen Türkiye’den beklenmeyen böylesine köklü bir değişim, özellikle Avrupa’da ilgi odağı olmuştu. Jön Türk Devrimi’ni ve yaşanan gelişmeleri, yakından takip etmek üzere gazetecilerden yazarlara akademisyenlerden siyasetçilere birçok kesim Türkiye’ye akın etmişti.

Osmanlı’da Evrim Gerçeği

Evrim gerçeği sadece bugüne ve geleceğe ait bir olgu değil. Evrim, bizim tarihimiz içinde Cumhuriyet’ten önce de yer tutmuş, tartışılmış, yaygınlaştırılmaya çalışılmış. Yani 100 yılı aşkın bir süredir evrimin şahsında bilimle, bilimi reddeden tutuculuk arasında mücadele sürüyor.
İşte bu sayımızda Osmanlı(Türkiye)’ya evrimin nasıl girdiği, hangi bilim dallarında kendini gösterdiği, hangi aydınların evrimi nasıl değerlendirdiği ve işlediğini yazıyoruz. Bu bakımdan Osmanlı’da Evrim başlığını taşıyan dosyamız bir ders niteliğinde.

Osmanlı’da Sanayileşme Düşüncesi

19. yüzyıla girerken Osmanlı ekonomisi Avrupa’nın gerçekleştirmiş olduğu Sanayi Devrimi’nin olumsuz etkileriyle yüzleşmeye başlamıştı. Teknoloji alanında kendisini yenileyemeyen Osmanlı’nın mevcut sanayi kolları, devrimin yaratmış olduğu yeni ekonomik koşullara ayak uyduramamış ve gerilemeye başlamıştı. Osmanlı yöneticileri bu durum karşısında tedbir olarak sanayileşmeye yönelmiştir. İlk olarak III. Selim (1789-1807) ile başlayan sanayileşme girişimleri, daha sonra II. Mahmut (1808-1839) döneminde de devam etmiştir.

16. Yüzyılda Osmanlılarda Bilim

16. yüzyıl, Osmanlı İmparatorluğu’nun Altın Çağı’dır ve bu dönemde Osmanlılar, düşünsel etkinliğin diğer alanlarında olduğu gibi bilim alanında da çok önemli bilginler yetiştirmişlerdir. Bu yüzyıldaki astronomlar hem kendilerinden önce kaleme alınmış eserlerin tercümesi, şerhi ve telhisi ile ilgilenmişler, hem de rasathane veya muvakkithane gibi resmi kurumlarda gözlemler yaparak eserlerini buradan elde ettikleri gözlemlere dayandırmışlardır. Bunlar arasında en önemlileri Mîrim Çelebi, Seydi Ali Reis ve Perviz Abdullah ve hiç kuşkusuz Takîyüddin’dir.

CUMHURİYET TOPLUMU NASIL İNŞA ETTİ?

Bilim ve Ütopya: 1940’lı yıllara kadar din ve bilim arasına kesin sınırlar çizen bir anlayışın benimsendiğini görüyoruz. Siyaset ve hukuk alanlarındaki kararlı laiklik savunusu bilimde de kendini gösteriyor. Öyle ki ortaokul öğrencilerine, Tanrı’nın “insan zekâsının ürünü” olarak tanımlandığı tarih kitapları okutuluyor, Anadolu’nun ücra köşelerindeki okullarda Darwin’in evrim kuramı anlatılıyor. Peki ya bilimde yakalanan bu ivme ne zaman kaybediliyor?

ERMENİ ÖRGÜTLERİ, BÜYÜK SAVAŞ VE RUS DEVRİMİ

Avrupa ülkelerinin Osmanlı’daki elçilik ve konsoloslukları, Hıristiyanlığın Avrupa mezheplerinin Osmanlı topraklarındaki misyoner örgütleri, Osmanlı toplumunda hedef kitle olarak Ermeni toplumunu belirlemişti. Bunun için çalışmalar yapılıyor, ilişkiler kuruluyor, misyoner okulları açılıyordu. 19. yüzyılın üçüncü çeyreğinden sonra, önce Rusya, arkasından Avrupa’nın bütün büyük güçleri, Ermenilerin “koruyuculuğuna” soyunarak Osmanlı devletine yeni bir müdahale kanalı açtılar.

Alp Hamuroğlu

Devamı Bilim ve Ütopya Nisan sayısında...

RSS - osmanlı beslemesine abone olun.