Bize Ulaşın

     

“Narcos”: Latin Amerika’da Uyuşturucu Terörü

Orta Asya kökenli marihuananın Avrupalıların eline nasıl ve ne zaman ulaştığı tam olarak belli değildir. Ancak kesin olan şu ki bu doğal keyif veren madde Amerika kıtasına ilk olarak İspanyol fetihçi Hernan Cortes tarafından getirildi. Cortes fetih sırasında güçlü bir din propagandasının yanı sıra yerlileri bu rahatlatıcı maddeyi kullanmaya sevk ediyordu. Geçen beş asır içinde marihuana Amerika coğrafyasına ve kültürüne mükemmel biçimde uyum sağladı. Bugün bu kıtada marihuana ekilmeyen ve tüketilmeyen hemen hiçbir nokta kalmadı. Öyle ki Kuzey Amerika’nın iklimi uygun olmayan yerlerinde bile seralarda ya da apartman dairelerinde kurulan ortamlarda üretiliyor.
Bugün yaşanan sorun uyuşturucudan öte uyuşturucu trafiği olarak belirmektedir. Ülkeler narko terörün yıkımını yaşıyor. Latin Amerika’da uyuşturucu trafiğinin başlıca iki merkezi Kolombiya ve Meksika örneği bize yıkımın ilk olarak gelir eşitsizliğinden başladığını gösteriyor. Uyuşturucuyu üreten ve çetelere üye olanların tümü en yoksul kesimden geliyor. Bu iki ülke, halkın faydalanacağı ulusal eğitim ve sağlık politikalarından yoksun. Biraz ötede Küba’da ne uyuşturucu sorunu ne de şiddet var. Sebebi çok net: Dengeli bir gelir dağılımı, sonuç alan sosyal politikalar, ücretsiz eğitim ve sağlık hizmeti. Küba’da bu iki devlette olduğu gibi yolsuzluğa bulaşmış bir bürokrasi de yok. Uyuşturucu çeteleri devlet aygıtıyla ortaklık kuramadığı yerde varlığını sürdüremez.
Dünyanın en büyük uyuşturucu ve petrol tüketicisi olan ABD’nin bu ürünlere bağımlılığı arttıkça savaş küreselleşiyor. Değersizleşmiş, sefalete mahkûm edilmiş kitlelerin hayatı “büyük patronun” hizmetinde uyuşturucu pazarının bir parçası haline geliyor. Bu üstü örtülü savaşta yüzbinlerce insan katlediliyor. Suriye’yi istila eden terör şebekeleri gibi, uyuşturucu kartelleri de zayıf gördükleri Orta Amerika devletlerini işgal ediyor. ABD, paramiliter çeteleri, Venezuela gibi düşman olarak tanımladığı ülkelerde iç karışıklık çıkartmak için kullanıyor. Yine bunlar aracılığıyla Brezilya’yı istikrarsızlaştırıyor, Ekvador’da darbe örgütlüyor. Miami’deki karşı devrimci çeteleri yıllardır uyuşturucu parasıyla finanse ediyor. Uyuşturucu paraları ABD bankalarında aklanıyor. Bu paralarla Hollywood finanse ediliyor. Uyuşturucu şeflerinin hayatlarını konu eden diziler, filmler yapılıyor. Kapitalizm, doğasından kaynaklanan tüm kötülükleri yeniden tüketime sunarak varlığını sürdürüyor. Uyuşturucu sistemin bizzat kendisi haline geliyor ve insanlığı tüketiyor.

Özgür UYANIK
Arjantin

Yazının devamını Bilim ve Ütopya dergisinin şubat sayısında okuyabilirsiniz…