Boş

Toplam: 0,00 ₺

EŞCİNSELLİK VE SİYASET

İkinci Dünya Savaşı sonrası batı dünyasında anarşistlerin kaotik yıkıcılık temelinde ileri sürdükleri toplumsal analizler, Marksistlerin karamsarlığına ve umutsuzluğuna neden olan toplumsal iklim nedeniyle seçeneksiz kaldı. Eşcinselliğin ‘keşfedilmesi’ni sağlayan ideolojik ortam bu oldu.

Eşcinsellerin farklılıklarını koruyabilme talepleri, insan hakları içinde yer alır. Hiç kimse cinsel yönelimi nedeniyle baskıya ve aşağılamaya uğramamalıdır. Ancak eşcinselliğe toplumun cinsel kodlarını çözerek, tahakküm ilişkilerini ortadan kaldırma ve toplumu özgürleştirme türünden roller veren eğilimler ayrı bir düzlemde değerlendirilmelidir.

Bedeni üzerinden düzene muhalefet edenlerin, o düzenin toplumsal ve iktisadi temellerine ne türden bir zarar verdikleri belirsizdir. Foucaultcu iktidar teorisi, yol açtığı sonuçlar bakımından gerçekte toplumsal sömürü ve baskılara karşı direnişi amaçsızlaştırmakta, hedefinden saptırmakta ve değersizleştirip bayağılaştırmaktadır.

Yrd. Doç. Dr. Atakan Hatipoğlu
Adnan Menderes Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi
Yazının devamı bu ay ki Bilim ve Ütopya'da.