Travma ve zihin kuramı

Ruhsal travmanın insan zihninde ne tür etkiler yarattığını Bilim ve Ütopya bilim portalındaki geçmiş iki yazımızda detaylı anlatmıştık. Temmuz sayımızda bunun evrimsel arka planını da Prof. Dr Levent Sütçigil hoca epey anlaşılır olarak sizlere sunmuş oldu.  Stres ve ruhsal travma, zihnimizin var olan halihazırdaki sistemlerinde çeşitli etkiler yaratabiliyor. Bu etkiler uykularda bozulma, flashbackler, olumsuz duygu ve düşüncelerin tekrarlayıcı ve girici şekilde zihinde sürekli hale gelmesi ve dahası… Bütün bunların travmatik olaydan sonra yaşanmasının da elbette “insan”ın yeryüzündeki sağ kalımı için büyük bir anlamı var.
Bütün bunlara rağmen halen ruhsal travmanın etkilerine dair yanıtlanması gereken epey bir soru var. Çünkü, günümüzde EMDR, BDT ve diğer psikoterapi yöntemleri ile yapılan araştırmalarla görülüyor ki, travmatik stres belirtileri doğru yaklaşımlarla tedavi edilebilir. Yani iyileşebilir! Bu noktada sorun travmatik stres belirtilerini tanımak ve anlamlandırmak ve doğru bilimsel yöntemle bunun tedavisine odaklanmak. Bugün biliyoruz ki gelişimsel travma ve bildiğimiz anlamdaki travma çok farklı şekillerde görünebiliyor.
Tam bu aşamada tahmin ettiğimiz ama bilimsel olarak iddia ederken işaret etmek için çok fazla araştırma bulamadığımız bir alanda yeni bir araştırma yayınlandı. Üstelik bu çalışmayı ülkemizde Uzm. Klinik Psikolog Dilara Usta ve Yrd. Doç. Dr. Barış Önen Ünsalver ile birlikte yaptık. Daha çok sayıda kişide daha çok inceleme yapılmasına ihtiyaç olsa da başlangıç olarak çok önemli bir verinin ortaya çıktığını düşünüyoruz. Bu çalışmada Travma Sonrası Stres Bozukluğu olan hastalar ile bu bozukluğu olmayanları karşılaştırdık. İki grupta farklı olup olmadığını merak ettiğimiz durumda soru şuydu: Acaba travmatize insanların zihin kuramı diğer gruba göre daha kötü olabilir mi? Zihin kuramı yeteneği az olduğu için şikayetçi olan insanların (onlar tam olarak bu şekilde ifade etmese de) şikayetleri travmalarının onlardaki etkilerine dayanıyor olabilir mi ?
Bu arada zihin kuramını kısaca tanıtmak istiyorum. “Zihin kuramı” başkalarının zihinsel durumlarından (düşünceler, inançlar, istekler ve niyetler vb) anlam çıkarma, bu bilgiyi onların söyleyeceklerini yorumlamada kullanabilme, nasıl davranacaklarını sezebilme ve bir sonra ne yapacaklarını tahmin edebilme becerisi olarak tanımlanır. Zihin kuramı inanç, istek, niyet, hayal, duygu gibi zihinsel durumlardan çıkarsama yaparak eylemde bulunmak şeklinde tanımlanmaktadır. Kişinin zihin kuramına sahip olması, diğer kişilerin kendisinden farklı bir zihne sahip olduğunu fark edebilmesini, kendisinin veya diğer kişilerin niyet, inanç, istek ve bilgisi gibi zihinsel durumlarını anlayabilmesini ve zihinsel olarak bunları temsil edebilme yetisine sahip olmasını gerektirmektedir Yani bildiğimiz anlamda empati yeteneği ve daha fazlası zihin kuramı yeteneği ile ilişkilidir. Uzm. Psk Dilara Usta öncülüğünde planlanan çalışmada, Travma Sonrası Stres Bozukluğu olan kişilerde, tam da düşündüğümüz gibi, diğer popülasyona göre zihin kuramı yeteneklerini gösteren puanlar daha düşüktü. Yani travma, empati yeteneğimiz ve daha fazlasını içeren zihin kuramını bozuyordu. Öyleyse, travması nedeni ile ruhsal durumu bozulan ve sosyal ilişki kurmakta zorlanan, empati yapmakta ve diğerlerinin zihinlerini tahmin etmekte güçlük yaşayan kişilerin, travmatik stres nedeni ile zorlananların travma terapileri zihin kuramını da iyileştirebilir mi? Düşünmeye değer bir konu!  Evet, sanırım bir sonraki aşamada yeni sorumuz bu olacak…

İlgili çalışmamız için:
Altunbaş, FD, Barış, OU, & Yaşar, AB (2019). Travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) tanısı alan kişilerde zihin kuramı (ZK) ile ilgili bilişsel performansın boyutları. Nöropsikiyatrik Hastalık ve Tedavi, 15 , 2015-2025. doi: http: //dx.doi.org/10.2147/NDT.S214595

Etiketler