Boş

Toplam: 0,00 ₺

Küresel İklim Değişikliği ve Biyolojik Çeşitlilik

Biyolojik bilimlerin penceresinden bakacak olursak, iklim değişikliği (sıcaklık, yağış, aşırı olaylar, karbondioksit yoğunluğu ve okyanus dinamikleri gibi bileşenleri), organizmadan biyoma kadar biyolojik çeşitliliğin (bir bölgedeki genlerin, türlerin ve ekosistemlerin toplamı) tüm bileşenlerini etkiler ve biyolojik çeşitlilik için önemli bir tehdittir. Yakın geçmişteki iklim değişikliği:

  1. Fiziksel ve biyolojik sistemleri ve insanoğlunu etkiledi.
  2. Türlerin dağılımlarını, aktivitelerini, göçlerini, bolluklarını ve tür etkileşimlerini değiştirdi. 3. Ürün verimini düşürdü.

Uzak geçmişteki iklim değişikliğinin etkilerine yönelik güzel bir örnek, son buzul maksimumdan (21 bin yıl öncesinden) bugüne uzamsal iklim değişim hızı daha az olan Anadolu’nun omurgalı endemizminin, uzamsal iklim değişim hızı daha fazla olan kuzey Avrupa’dan daha yüksek olmasıdır. Bu kapsamda, içinde bulunduğumuz yüzyılda gerçekleşecek iklim değişikliğini daha da önemli kılan, öngörülen iklim değişikliğinin omurgalılar arasında gözlenen iklimsel niş evrim hızından en az 10 bin kat daha hızlı olmasıdır. Yani, yakın gelecekteki iklim değişikliğine uyum (iklimsel nişin takip edilmesi hariç), omurgalıların iklimsel nişlerini daha önce görülmemiş bir hızda değiştirmesini gerektirecektir.

Türkiye’de iklim değişikliğinin nasıl gerçekleştiği ve gerçekleşeceğini bilmek, gerçekleşen iklim değişikliğinin biyolojik sistemleri nasıl etkilediğini (geçmişi) anlamak ve gelecekte gerçekleşecek iklim değişikliğinin biyolojik sistemleri nasıl etkileyeceğini (geleceği) öngörmek için ilk adımdır.

İklim değişikliğine bağlı türlerin dağılım alanlarındaki değişimi ekolojik niş modellemesi, demografik tarihini (populasyon büyüklüğündeki dalgalanmalar, populasyon ayrılmaları gibi) ise moleküler filocoğrafya ile ortaya koyabiliriz. Anadolu yer sincabı (Spermophilus xanthoprymnus, Gür 2013), Anadolu sıvacısı (Sitta krueperi, Perktaş ve ark., 2015a), yeşil ağaçkakan (Picus viridis, Perktaş ve ark. 2015b) ve Anadolu Diyagonali (Gür, 2016) üzerine yaptığımız, çoğunlukla moleküler filocoğrafya ile birlikte ekolojik niş modellemesi yaklaşımını kullanan çalışmalar, özellikle iklim değişikliği kapsamında Anadolu’nun biyolojik çeşitliliğini şekillendiren/şekillendirecek süreçleri anlamamıza katkı sunmuştur.

Doç. Dr. Hakan GÜR
Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Biyoloji Bölümü

Yazının devamı Bilim ve Ütopya Ekim sayısında…