Kekemelik neden olur? Geçici midir yoksa kalıcı mı?

Kekemelik, kelimelerin veya hecelerin istemsiz olarak uzatılması, tekrarlanması ya da istenen sesin çıkarılamaması sorunudur.

Kekemelikten muzdarip insanlar genelde stres ve yorgunluk faktörlerinin durumlarını normalde olduklarından da kötüleştirdiğini söylüyor. Bir de konuşurken düşünmek zorunda kalındığı zamanlarda; toplum önünde konuşmak, öğretmenlik yapmak gibi... Tamamen rahat olunduğundaysa her şey daha kolay.

Aslında her birimiz, yeterince zorlandığımızda kekeme olma kapasitesine sahibiz. Bu “zorlanma” aşırı gergin durumlar olabilir; karakolda sorgulanmak, telefonda acil servisle konuşmak, kızgın bir yargıç karşısında ifade vermek gibi.

Konuşmayı öğrenme aşamasındaki çocuklar da genelde kekeler. Ama pek çoğu, kısa bir süre içerisinde durumu atlatır. Amerikan Ulusal Tıp Kütüphanesi’ne göre (www.nlm.nih.gov/medlineplus/stuttering.html) erkek çocuklar kızlara oranla üç kat daha yatkın kekemeliğe… Ama yaşlandıkça genelde belirtiler yok oluyor ve yetişkinlerin sadece %1’i bu sorunla hayatlarına devam ediyor. Sorunun devam ettiği kişilerde ise konuşma terapileri gibi profesyonel yardım imkânları yetişiyor.

Çocuğu kekemelik belirtileri gösteren ailelerin yapması gereken ana şey ise, çocuk konuşurken bu duruma dikkat çekmemek, daha da gerilmesine sebep olmamak, tamamen normal tavırlarla iletişime devam etmek ve lafını bitirmesine izin vermek. Birey ne kadar rahat olursa, belirtiler de yok olmaya o kadar yatkın olacaktır. Bu rahatlığı sağlamaksa ailelere düşüyor.

Hazırlayan: Saba BAŞKIR

Güncel Bilim
Etiketler
kekemelik
çocuk
akıcılık
bozukluk
güncel bilim
bilim ve ütopya