İnsan psikolojisi ve evrim

Emrah MARAŞO
Bilim ve Ütopya Genel Yayın Yönetmeni

Bir tür olarak insanın ortaya çıkışının geçmişi çok eskilere dayanıyor. Dünya üzerindeki serüvenimizde yerleşik hayata geçişimiz ise yaklaşık on bin yıl sadece. Bundan önceki süreçte vahşi doğada hayatta kalma ve neslini sürdürme mücadelesi veren atalarımızın bedeni ve beyni doğal koşullara göre şekilleniyor. Oysa modern çağda o koşulların izi bile yok. Her an öldürülme korkusu içinde yaşamıyoruz, açlıktan hayatımızı kaybetmiyoruz, çocuklarımızı güvenli ve korunaklı ortamlarda yetiştiriyoruz. 
Önce tarım devrimi sonra da sanayi devrimiyle baş döndürücü bir hızla değişen yaşam koşullarından insan psikolojisi de fazlasıyla nasibini alıyor. Çünkü toplumsal ve çevresel koşullar bambaşka bir noktada artık. Bu çelişmenin temelinde gelişen ruhsal sendromlar her geçen gün yaygınlaşıyor. 
Elinizdeki sayımızda psikolojik rahatsızlıkları bireysel sorunlar olarak ele almanın ötesindeki bir bakış açısıyla inceledik. Çünkü biz tek tek bireyler değiliz, toplumsal varlıklarız ve bir tarihimiz var. O tarihi de evrimi bir kenara iterek veya dikkate almayarak incelemenin mümkün olduğunu iddia edenler çıkacaktır fakat onların bilimsel olma iddiaları geçersiz olmaya mahkûmdur. Çünkü bilim her şeyden önce olgular arasındaki nedensellik ilişkilerini kuran ve bunu kavramlar aracılığıyla açıklayan teorilerin ışığında yapılan bir etkinliktir. Evrim olgusu ve teorisi olmadan insanlığın gerek genel gerekse özel tarihini açıklamaya kalkan her girişim kaçınılmaz olarak gerçeğin duvarına çarpar. Tam da bu nedenle kapak dosyamızın ana başlığında “Neden Psikolojimiz Bozuluyor?” sorusunu yönelttik. Meselenin en temeline inmek ve dikkatleri de buraya yöneltmek amacındayız. Nedenleri anlamadan olguyu tanımlamak ve sorunu çözmek mümkün olamıyor.
Dosyamızın editörlüğünü yazarımız Dr. Alişan Burak Yaşar üstlendi. Sayın Yaşar’ın girişimiyle çok değerli bilim insanları bir araya geldi ve ufkumuzu açacak katkılarıyla dergimizde yer aldılar. Hepsine tek tek teşekkür ediyoruz. Katkılarının bundan sonra devam edeceğinin müjdesini verelim.
İstanbulculuk ideolojisi
Ülkemiz saflaşmanın oldukça yüksek olduğu bir seçim sürecini geride bıraktı. Ancak bu seçimde sistem partilerinin ortaklaştığı kent ekonomi-politiği ve ideolojisi üzerinde durulmadı. Bu sayımızda ODTÜ Şehir ve Bölge Planlama Bölümü Başkanı Prof. Dr. Çağatay Keskinok’un çok önemli bir yazısına yer veriyoruz. Yazı “İstanbulculuk”un “dünya kenti” sloganıyla sadece kendisini değil ülkeyi de nasıl boğduğunu, emekçileri yoksullaştırdığını ve hayatı yaşanamaz kıldığını gösteriyor. Sayın Keskinok yazısında sermayenin aşırı yoğunlaştığı İstanbul’un Türkiye ekonomisinin yıkımına yaptığı katkıları gözler önüne seriyor. İstanbulculuk ideolojisinin aynı zamanda devrimle başkent olan Ankara’nın şahsında ulusal devleti ve milli, dengeli kalkınmacılığı hedef almasını tarihsel boyutlarıyla ortaya koyuyor. Sistemin parlattığı sahte umutların ötesindeki bu tabloya odaklanmak bizim bilimsel sorumluluğumuz olduğu kadar halka olan borcumuzdur. O nedenle bu yazıyı soğukkanlı bir şekilde okumanızı öneriyoruz. İdeolojik hegemonyanın yanılsamaları ve sis perdeleri gözünüzün önünden kalkacak ve gerçeği göreceksiniz.
Dergimize 1 yıllık abone olan kitap kazanıyor
Bilim ve Ütopya’yı yaşatmak sizin elinizde! Dergimiz ilk çıktığı günden bu yana sadece okurlarına dayandı. 25 yılı geride bırakmasının sırrı da burada yatıyor. Lafı uzatmadan söyleyelim:
Bilim ve Ütopya’ya 1 yıllık abone olan her okurumuz Say Yayınları’nın Çizgibilim serisinden istediği bir kitabı kazanıyor. Seride İzafiyet, Matematik, Aydınlanma, Evrim ve Felsefe kitapları mevcut. Abone olan her okurumuz seçeceği 25 TL’lik bir kitaba ücretsiz sahip olacak. 1 yıllık abonelik bedeli kargo ücreti dâhil olmak üzere 180 TL. Dergimize magaza.bilimveutopya.com.tr adresinden rahatlıkla abone olabilirsiniz.
Haydi Bilim ve Ütopyacılar, bilim ve aydınlanma için görev başına!

Çiviyazısı
Etiketler
evrim