doğal afet

Doğa devrimle kurtulur

Ekolojik kriz 1990’lı yıllardan itibaren gündeme ağırlığını koymaya başladı. BM’de yapılan zirveler, alınan kararlar, binaların önünde yapılan protestolar, çevreci örgütlerin medyaya yansıyan ilginç eylemleri… Bunlar ekolojiye dair zihnimizde beliren belli başlı ama yüzeydeki imgeler. Sovyetler Birliği’nin dağıldığı ve dünya ölçeğinde sosyalizmin geri çekildiği, ulusal-devletlere yönelik neoliberal saldırının hızlandığı koşullarda emperyalist-kapitalist sistemin kesin zaferini ilan ettiği propagandası yapılıyordu.

Doğal afet söyleminden neoliberal kentsel politikalara: İstanbul’un sel ile imtihanı

1980’li yıllarla birlikte tüm dünyada uygulanmaya başlanan neoliberal ekonomik politikalara paralel olarak, Türkiye de önemli bir değişim geçirmeye başlamış; kentsel ölçekte uluslararası büyük sermaye yatırımlarına kolaylık sağlayan politik bir anlayış gelişmiştir. Bu gelişmeye bağlı olarak sermaye birikiminin niteliğinin değişmesi ve etki alanının genişlemesi, kentleri sermaye birikiminin aracı haline getirmiş ve Türkiye kentleri de buna göre şekillenmeye başlamıştır. Bu süreçte uluslararası sermaye kadar devlet ve yerel yönetimler de önemli birer aktör olarak ön plana çıkmışlardır.