Boş

Toplam: 0,00 ₺

Bir Küçücük Odacık

“Vatanı korumak çocukları korumakla başlar”
Mustafa Kemal ATATÜRK

Bahar geldi. Doğa ve canlılar uyanıyor. Toprak kabardı, meyve ağaçları çiçeğe durdu, kaynak suları çoğalıyor, kuşlar kuluçkaya yatıyorlar. Çok yakında göçmen leylekler gelecek, koyunlar kuzulayacak ve buğdaylar yeşil filizleriyle selamlayacaklar gökyüzünü. Çocuk sesleri yükseliyor parklardan, kulağımızın pası siliniyor, gözümüz şenleniyor, yaşama sevinci doluyor yüreğimize. Vesile ile Türk çocuklarının, gençlerinin ve milletimizin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı ve 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutlarım.

Bu yazımda, yaklaşık olarak 13,8 milyar yıl önce oluşan Evren’in, ~4,5 milyar yaşındaki çocuğu Dünya’mızda, 3,6 milyar yıl önce prokaryotları ve 1,8 milyar yıl önce ökaryotları oluşturan hücre adı verilen yapıdan bahsedeceğim. Hücre hakkında yazma fikri, Cumhuriyet Kadınları Derneği Genel Sekreteri, Değerli hocam Doç. Dr. Şen Yazgan’a aittir. Kendisine teşekkür ve saygılarımı sunuyorum.

  1. yüzyılda, Antonie van Leeuwenhoek ve arkadaşları basit gözlemlerin yapılabileceği bir mikroskop için yeterli olacak mercekleri ürettiler. Robert Hook (1635-1703), Micrographia adlı eserinde, mikroskobunda incelediği, şişe mantarını oluşturan yan yana dizili, etrafları çevrili ve içi boş yapılara Latince “cellula = küçük odacık” kelimesinden türettiği “hücre” adını vermiştir. Hücre denen bu yapı ile ilk kez, Konya’da Mümtaz Koru İlkokulu, Fen Bilgisi Laboratuvarı’nda tanıştım. Öğretmenim Sevim Us, soğan zarından aldığı kesitleri ışık mikroskobunda bizlere göstermişti. Tren vagonlarına benzettiğim bu yapılara hücre dendiğini söylemişti öğretmenim. Atomlar, molekülleri, moleküller daha büyük molekülleri ve onlar da hücreleri oluşturuyorlardı. Dahası hücreler bir araya gelerek dokuları, dokular bir araya gelerek organları, organlar sistemleri, sistemler de canlıları oluşturuyorlardı. O günden sonra uzunca bir süre ansiklopedi ve kitaplarda bulabildiğim hücre çeşitlerini öğrenmek ve şekillerini çizmekle uğraştım. Ne çok çeşidi vardı hücrenin; bakteri hücresi, bitki hücresi, hayvan hücresi, kök hücresi, gövde hücresi, yaprak hücresi, epidermis hücresi, retina hücresi, sinir hücresi, kan hücresi, kemik hücresi, kas hücresi, eşey hücresi, bez hücresi. Notalar müziği, renkler resmi, buharlaşan su yağmuru ve karı, atomlar molekülleri, hücreler canlıları, canlılar ve doğa dünyayı, dünya ve diğer gezegenler güneş sistemini, sistemler ise evreni oluşturuyordu. Dünyam hücrelerle dolmuştu, 10 yaşındaydım ve macera yeni başlıyordu.

Doç. Dr. Burçin Aşkım GÜMÜŞ
Gazi Üniversitesi, Biyoloji (Zooloji) Bölümü

Yazının devamı Bilim ve Ütopya Mayıs sayısında...