Boş

Toplam: 0,00 ₺

BİLİM VE TOPLUM ÇALIŞMALARI PROGRAMININ BİRİNCİ DÖNEMİNİN ARDINDAN

Bilim ve teknoloji, içinde yapılageldiği ortamın her zaman bir parçası olmuştur ve bu ortam da
toplumsal, siyasal, ekonomik ve kültürel ilişkilerden hep etkilenmiştir. Bu gerçeğin farkında olan ve
farklı bilim disiplinlerinden gelen akademisyenler, 1970’li yıllardan itibaren çok-disiplinli programları
dünyanın çeşitli bölgelerinde açmaya başlamışlardır. Akademik dünyada ilk kurumsal çalışmalar bu
yıllarda Amerika Birleşik Devletleri’nde Cornell ve Virginia Üniversitelerinde başlamıştır. Bu ülkenin
bilim ve teknoloji üretimindeki lider ve daha da önemlisi yönlendirici konumunda bulunmasında bu
türden çalışmaların da rolü vardır. Bu disiplinler-arası ortam, Batı’da “Science and Technology
Studies” adlandırmasıyla kurumsal ve akademik çatısına kavuşmuştur.

Ülkemizin de ihtiyaç duyduğu bu yaklaşım, kurumsal olarak “Bilim ve Toplum Çalışmaları”
(BTÇ) olarak Türkçeleştirilerek 2014 yılı itibariyle Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü
bünyesinde bir anabilim dalı ve ona bağlı bir tezsiz yüksek lisans programı ile hayata geçirilmesi için
çalışmalar yürütülmüştür. Bu çalışmaların sonucunda 2015 Güz Dönemi itibariyle Tezsiz Yüksek
Lisans programı ilk öğrencilerini kabul etmiştir. Bu program, kuramsal arka planıyla bilim tarihi,
felsefesi, sosyolojisi başta olmak üzere bilimi anlamaya ve açıklamaya çalışan diğer disipliner
programlarla ortaklıklar taşısa da, bütünselliği ve pratik hedeflerinin burada ve şimdi karşı karşıya
kalınan sorunlara yönelik olmasıyla ve oluşturmaya aday olduğu vizyonla bunlardan ayrılmaktadır.
Bu birinci dönemin ardından, programın ve anabilim dalının aşağıda belirtilen temel
amaçlarıının daha da belirginleştiği görülmektedir.

Programın kuruluş aşamasında yapılmış olan tespit, ülkemizin bilim ve teknoloji üretiminde
takipçi olmaktan çıkarak üretici konuma yükselebilmesi için geliştirilecek ulusal bilim ve teknoloji
politikalarının bilimsel temellere ve bu alanda eğitim almış uzmanlara ihtiyacı olduğu yönündedir.
Buna göre, ilk olarak bilim ve teknoloji politikalarını yönlendirecek uzmanların yetiştirilmesi
gerekmektedir. Buna karşın, bu amaca yönelik herhangi bir eğitim ve araştırma kurumu
bulunmamakta ve bilim politikaları çalışmaları bu konuya ilgi duyan öğretim üyeleri eliyle
yürütülmektedir. Bu alanda uzmanlaşma ve kurumsallaşma konusundaki ihtiyaç her geçen gün
artmaktadır. Bilim politikalarının saptanması, yönlendirilmesi ve uygulanması konularında akademik
ve kurumsal yapılanmaya gitmenin yanı sıra başta Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olmak üzere
ilgili bakanlıklarda (Kalkınma Bakanlığı, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı), TÜBİTAK’da
TÜBA’da, Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu’nda, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurulu’nda
görev yapan elemanlara bu yönde bir bilinç kazandırmak da gerekmektedir. Meşhur bilim filozofu
Karl Popper’ın ifadesi bu çerçevede önemli bir tespit niteliğindedir: “Kurumlar kaleler gibidir. Hem
iyi düzenlenmiş, hem de insanlarla iyi donatılmış olmaları lazımdır.” Bu bakanlık, kurum ve kurulların
bilimsel temellerde yapılandırılmalarının yanı sıra bilimsel düşünceyi özümsemiş ve etkili biçimde
kullanabilir olan elemanlarla tahkim edilmeleri için öncelikli görev bu alanda araştırmalar yürüten ve
kurumsallaşmış akademik birimlere düşmektedir. Bu eğitime yönelik oluşturulan program ile
ülkemizde, üniversitelerde ve tekno-kentlerde gerçekleşen bilim ve teknoloji etkinliklerinin, sanayiyle,
toplumla ve hukukla ilişkilerini koordine edilmesini sağlayacak olan uzmanlar yetiştirebilecektir. Bu
uzmanlar dünya genelinde bilim ve teknoloji üzerine ülkemizin büyük oranda dışında kaldığı önemli
tartışmaları kavrayıp takip edebilecek ve ilgili kurumlarda bu bilgilerini uygulamaya geçirebilecek
düzeye geleceklerdir.

Kuşkusuz ki böylesi önemli, çok yönlü ve ağır bir görev ve özellikle bilim politikalarının
uygulama boyutu akademi dışında da etkin kuruluşları gerektirmektedir. Kuruluş amacı gereği bunu
üstlenmek durumunda olan TÜBİTAK bünyesindeki Bilim ve Toplum Daire Başkanlığı’nın kurumsal
yapısı incelendiğinde görülmektedir ki görev alanları müzeler açmak, popüler dergi ve kitaplar
yayınlamak ve proje desteklemek ile çerçevelenmiştir. Buna uygun olarak Daire Başkanlığı’na bağlı
Popüler Bilim Dergileri Müdürlüğü, Akademik Dergiler Müdürlüğü, Bilim ve Toplum Programları
Müdürlüğü, Kitaplar Müdürlüğü ve Bilim Merkezleri Müdürlüğü mevcuttur. Görüleceği üzere,
Başkanlığın yapılanması bilim politikalarının uygulanmasında başvurulacak araçların ve ortamların
tesis edilmesine dönüktür. Oysa toplum içinde bilimsel zihniyetin yayılmasını ve kökleşmesini
engelleyen çok temel toplumsal etmenler bulunmaktadır ve bunların kuramsal açıklamalarla
belirlenmesi ve giderilmesi gerekmektedir. Bunun yapılabilmesi için gereken kuramsal ve araştırma
temelli destek Bilim ve Toplum Çalışmaları Anabilim Dalı gibi bir kurumsallaşmadan gelecektir.

Bilimsel zihniyete uygun ve onu sürekli yeniden üretecek kurumsal yapılanma ve bu
kurumlarda görev alacak uzman kadroların yanı sıra bilimsel zihniyetin halk arasında yayılması da
sağlanmalıdır. Bu amaca yönelik olarak programın ulaşabileceği insanlara yönelik bir araştırma
yapıldığında şu görülmüştür: Türkiye’de bilimsel gelişmelere ve sorunlara duyarlı oldukları halde,
resmi veya gayri-resmi kurumlarda çalıştıkları ve yine örgün Yüksek Lisans programlarındaki
koşulları çeşitli nedenlerle karşılayamadıkları için bu konulardaki meraklarını giderme fırsatı
bulamayan çok sayıda bilim talibi bulunmaktadır. Bu talebi yine akademi çatısı altında
karşılayabilmek adına, Bilim ve Toplum Çalışmaları Anabilim Dalı’nın ilk yüksek lisans programı,
tezsiz – ikinci öğretim programı olarak tasarlanmış, öğrenci kabulünde ALES ve Yabancı Dil Sınavı
puanı gibi koşullar getirilmemiştir. Böylece, ilgili kurum ve kurullara uzman yetiştirme amacının yanı
sıra bilimsel zihniyeti yaygınlaştırma amacını da gerçekleştirmek ve mevcut bir talebi karşılamak da
mümkün olmuştur. Bu talebi sahiplenen insanlara verilecek eğitimle birlikte onları da araştırmalara
dâhil etmek, bu kişilerin çeşitli nedenlerle diğer programlara dâhil olmaması ya da olamamasından
kaynaklanan büyük bir entelektüel kaybın önüne geçecektir.

Diğer taraftan, bir üniversite mezunu olmanın ve hatta fizik, kimya, biyoloji gibi temel
bilimler eğitimi almanın ve bunun da ötesinde bu alanlarda ilköğretim ve lise düzeyinde öğretmenlik
yapmanın bazen bilim zihniyetini edinmeye ne yazık ki yeterli olmadığı da görülmektedir. Bunun
muhtelif sebepleri olmalıdır. Söz konusu sebepleri araştırmak ve bulmak, bilim eğitiminde ve belki de
genel olarak eğitimde yapılan yanlışları gidermeye muhakkak ki yardımcı olacaktır. Programın ilk
amacıyla örtüşecek biçimde, hem bu araştırmayı yapmak hem de bilim zihniyetini bu insanlar arasında
doğrudan programın eğitim boyutuyla yaygınlaştırmak olanaklıdır.

Bilim ve Toplum Çalışmaları İkinci Öğretim Tezsiz Yüksek Lisans Programı’nın 2015-2016
öğretim yılında birinci dönemi tamamlanırken bu iki amaç daha da belirginleşmiştir. Bu amaçlara
ulaşmak için program dâhilinde belirlenen derslerden, ‘Bilim Kültürü’, ‘Modern Bilimin Doğuşu’,
‘Bilime Yeni Bakışlar ve Tekno-Bilim’, ‘Cumhuriyet Döneminde Bilim ve Teknoloji’ dersleri
başarıyla yürütülmüştür. Program ders havuzunda yer alan ve dönemler itibariyle açılacak olan dersler
‘Bilimlerde Yöntem’, ‘Bilim ve Teknoloji Politikaları Tarihi ve Uygulamaları’, ‘Osmanlılar’da
Bilimsel Düşüncenin Yapısı’, ‘Bilimin Toplumsal Temelleri’, ‘Pozitivist ve Yeni-Pozitivist Bilim
Algısı’, ‘Akademik Metinler’, ‘Sosyal Bilimlerde Araştırma Yöntemleri’, ‘Teknoloji Tarihi’, ‘İktisat,
Tarih ve Teknoloji’, ‘Sosyal Bilimler Çerçevesinde Bilim Algısı’, ‘Ortaçağ’da Din-Bilim İlişkisi’,
‘Kozmoloji, Ekoloji ve Evrim Tartışmaları’, ‘Bilimsel Yayın ve Araştırma Etiği’, ‘Sanayi Politikaları
ve İktisat’, ‘Bilim Sosyolojisi’ ve ‘Türkiye’de Bilim Pratikleri’ başlıklarını taşımaktadır.
Süreçte yeni öğretim üyeleri ve uzmanların katılımıyla açılacak yeni derslerde genişleyecek
olan bu ders havuzu programın bilim politikalarını belirlemeye katkı sunmak ve bilim kültürünü
yaygınlaştırmak hedeflerini yansıtır niteliktedir. Bu dersler göz önünde tutulduğunda programın
yukarıda söz edilen iki ana amacının somut maddeleri de belirginleşmektedir: (1) Çağdaş bir bilim
algısı oluşturmak; (2) Bilim ve teknoloji çalışmalarının programlanmasının ve planlanmasının iktisadi
yönden avantajlarının olduğunu göstermek; (3) Bilimin toplumsal bir etkinlik olduğunun ve diğer
etkinliklerle iletişimle gelişebileceğini ve kökleşebileceğini göstermek; (4) Bilimle teknoloji
arasındaki yakın ilişkileri doğru bir kavrayışla ele almak gerektiğini ve salt teknoloji naklini öngören
bir planlamanın başarısız kalmaya mahkûm olduğunu göstermek.

İlgili amaçlar ve bu çerçevede hazırlanan dersler aynı zamanda birer araştırma alanı ve konusu
olduğundan akademik bilgi üretimine de bir katkı beklenmektedir. Bu derslerin kazandıracağı bilgi
birikimi ve vizyonun tamamlayıcısı olarak öğrencilerin tezsiz yüksek lisans programını tamamlamak
için hazırlayacakları bitirme projeleri ise ülkemizin temel bilim ve teknoloji sorunları ile ilgili ve
mümkünse resmi ve gayri resmi kurumlarda görev yapan öğrencilerin karşılaştığı sorunların kısa ve
orta vadedeki çözümlerine ilişkin öneriler içerecek biçimde olacaktır.

Prof. Dr. Remzi DEMİR/ Ankara Üniversitesi DTCF, Bilim Tarihi Ana Bilim Dalı
Yrd. Doç. Dr. Ömer Faik ANLI/ Ankara Üniversitesi DTCF, Bilim Tarihi Ana Bilim Dalı